21 Kasım 2010 Pazar

Hani "bazı" insanlar 'falan'a 'felan' diyor ya. Sizde sinir olmuyor musunuz?

19 Kasım 2010 Cuma

Bayram falan derken yazamadım blog falan (Sanki öncesinde yazıyorudum ya). Her neyse. İlk defa böyle eğlenceli, güzel hatta muhteşem sayılabilecek bir bayram geçirdim. Tek eksik abimdi ve en büyük eksik. Gelecek ama. Hem gelince güzel de olacak. Neysseee. İşte bayram falan. Güzeldi. Tek sıkıcı zamanı 1. gündü. O da malum Perşembe'de olduğumuz için. O gün ise taaaaam 4 paket cips 3 tane çikolataa ve 1 paket de soslu mısır yedim. Akşama doğru bir sürü sivilcem olmuştu. Hala var varlar. Aman çok da umrumda değil artık. Sonra bide ben okul değiştirdim. Erdem kurtuldu benden. Süper rehindim çünkü. Artık O'nsuz ne yapacağım konusunda bir fikrim yok ama ben onları bırakmasam onlar beni bırakacaktı. Ayyy bilmiyorum. Gidiyorum ben. Söz bi daha gelicem.

15 Kasım 2010 Pazartesi

hayat böyle de güzel.zamanla hepsi geçer nasılsa üzülmeye değmezmiş bunu da anlamış olduk.
son olarak -Orhan Veli Kanık-beni güzel hatırla- diyorum ve gidiyorum.

30 Ekim 2010 Cumartesi

iğrenç bi sene geçiriyorum.burdan gitmek istiyorum.gelcem diyorsa beraber gideriz.ama kurtulmam lazım burdaaaaan.beni düşünen kimse yoook herkesle ben ilgilenir,ben uğraşırken erdem naapar la diye soran yok pişikolojim bozuldu benim çok kötüyüm ama ilgilenen yoook.laneeeeeeeet!!!
yarın sınav var ona bin kat laneeet!!!!

27 Ekim 2010 Çarşamba

Atatürk'ün sesi bulunmuş...
kaybedenler nerede?

10 Ekim 2010 Pazar

bye bye love bye bye happines

Selamlar efendim.
baba ben okuyom yaa.bu sene uzun bi süre daha blog yazamicam galiba gitmeden bi yazayım öyle gideyim dedim.test çözmekten vaktim olmuyo bilgisayarı açmaya.oluyosada 5 dakika açıyorum o arada yazamaz mısın diye sorarsanız eğer yazarım.evet yazarım ama sırf ibneliğine mi yazmıyosun diye sorarsanız hayır.test çözdükten sonraki kafayla yazarsam olumlu şeyler olmaz.kafa bi dünya oluyo o ara.beynim sulanmış kafamda x ve y kardeşliği oluşmuş falan olmuyo öyle.iyi gidiyo yaa kazancam galiba.ama üniversiteyi kazanırken kendimi kaybediyorum ben.böyle değildim ya bu kadar test çözmüyodum kendime bunu neden yapıyorum bilmiyorum.galiba merve benden çok test çözüyo.
bugün hoca geometri dersinde bi kenara a bi kenara q dedi ve formüle 2aq=.. diye devam etti çok güldüm.ama nedense bi tek erkutla ben güldük oysaki komikti yani.
dersaneye 3 milyar para veriyorum bir de her ders test yapmıyom diye para veriyorum.galiba sene sonuna kadar bi 3 milyarda testlere gidicek bu sene babam batabilir.
ablamı özledim.kazanıp yanına gidicem onun onla yaşayacam ben.(okursa belki sevinir diye yazıyom)
şu an arka fonda ahmet kaya var ve önümde iddaa gazetesi var.bi elimde nescafe bi elimde kalemle ders çalışmaya başlayacam birazdan.zengin olcam ben.yanlış anlaşılmasın ders çalışmalarım hep bu şekilde değil.
yaklaşık 200 matematik sorusu bu akşam beni bekliyor.burdan onlara sesleniyorum.allah belanızı versin.şimdi gidiyom.ama dönüşüm harbiden fena olucak.böyle liseli gidip üniversiteli bi insan olarak falan dönücem ben.fena bi dönüş.bir evrim hikayesi.
saygılar.

5 Ekim 2010 Salı

Gibi.

Ergut argadaşımıza teşekkür ediyoırum ve ona "ADAMSIN LAN SEN" diyorum.
Sonra evet okullar başladı. Evet okul bok gibi. Ama dersane de bok gibi. Pek bi fark yok gibi.
Hayat gibi. Ay test çözüyorum ben bazen çok gibi. Para harcıyorum mal gibi.
Hayat artık gibili oldu gibi.
Tamam gidiyorum gibi.

28 Eylül 2010 Salı

çok boş ciden blog ya. bötül de yaz dedi. yaziyim dedim. ama ne yazıcam bilmiyorum. her neyse artık.
okullar balayalı bir hafta iki gün oldu. okul gerçekten çok sıkıcı. özelliklen bugün bir daha fark ettim esra yokken daha sıkıcı.(hemen yavşama).ama heralde bu sene en seveceğim şey hocaların bi bölümünün 'bunlar son sınıf çalışsınlar test çözsünler' diye ders işlememeleri olacak. bugün dershanedeki ilk etütte geçti.dershaneyi seviyorum ya. bir an önce 2. dönem gelsin okuldan izin alıp sırf dershane kasalım olum. çok sıkıcı okul ya. bi de dershane gezisi olsun.
neyse yazdım bu kadarcık şimdilik hadi size baş baş:*.

22 Eylül 2010 Çarşamba

Keşke birimiz blog'a yazı yazsak.

17 Eylül 2010 Cuma

armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağan geldiii armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik armağanlara gittiiik o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar o kadaaar

14 Eylül 2010 Salı

hayatı yaşadığım her dakika 'vay.mınakoyim' diyorum.

12 Eylül 2010 Pazar

kenan evren'den recep tayyip erdoğan'a ufak bi deneme

aziz yurttaşlarım;

bir defa daha belirtiyorum ki;akp aziz türk milletinin hakkı olan refah ve mutluluğu vatan ve milletin bütünlüğü ve gittikçe etkisi azaltılmaya çalışılan atatürk ilkelerine yeniden güç ve işlevlik kazandırmak kendi kendini kontrol edemeyen demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak kaybolan devlet otoritesini yeniden tesisi etmek için yönetime el koymak zorunda kalıştır cumhurbaşkanı başbakan şeriatçı ve tarikatçılar olarak hepimiz vatan ve milletin refah ve mutluluğu uğruna her şeyimizi bu arada gemiciklerimizi dahi seve seve feda etmeye hazırız memlekette her zaman bulunabilen ve özellikler son zamanlarda kötü niyetli bir çok kişi ve kuruluşlar sizlere yalanlar düzerek bunun aksini söyleyebilecekler(hayır) ve menfii propogandalara başvurabileceklerdir.


siktir lan amcık...

rashit - dinozor video klip from rashit punkesta on Vimeo.



sevgiliiim dargın mısıın?
yoksa gidiyor musuun?
demek terkediyorsun.
o yoldan geçiyorsun.
o yol bayır aşşağı
girsin g.tüne dinazor taşağıııı
Yoğun istek üzerine yazıyorum bu yazıyı.hem de ne yazcağımı bilmeden başlıyorum.
nerden başlasam bilemiyorum.
üniversite hedeflerimden konuşalım ha ne dersiniz?eskiden hedeflerim belliydi.istanbul,eskişehir,izmir.artık istanbul istemiyorum ankara olsun.orda benim biricik kuzenim var çünkü.hatta 3 tanecik kuzenim var bi kuzenim okumaya gitti ek olarak dayım orda.2 çocuğu var.ne etti 3.istanbulda ablam var hepsine bedel aslında ama olsun angara istiyom umurla ev tutcaz biz orda adam olcaz.
olm kazanıp gitsem ya çabuk geçse şu sene.samsun nefretlik bi hal alıyo bu evle birlikte.kurtulmak istiyoruuuuuum.help meeeeeeeeeeeeeeee!!!!
burdan ablama sesleniyorum.yazını okudum çok beğendim.10 üzerinden 10 puanı kaptın benden.
şimdi ben bu yazıyı bitirince ders çalışıcam.neden manyak mıyım?hayır tabiki değilim angaraya gitmek için.hatta samsundan kurtulmak için.evet ben ders çalışıyorum.
bu nasıl bi yarıştır ya.550.000 kişi içinde ilk 30.000e girmem gerek.
yarışmacı arkadaşlara başarılar falan dilemiyorum.sınav günü kabız olun,sınavı kaçırın,okunmuş piricinizi satanist okumuş olsun,kaleminizin ucu kırılsın,kaleminiz bozulsun hatta motorunuz bozulsun,uyuyakalın vs..
kazanmayın laaaaaan önümü kapatmayııın

11 Eylül 2010 Cumartesi

Bütün gün uyusak ne de hoş olurdu.

8 Eylül 2010 Çarşamba

pappaz

Haydi kilisiye gidelim.güzel ayinler yapılıyo.bedava domates çorbası falan veriyolar.şarap açıyolar içiyolar kafa yapıyolar bi daha ayin yapıyolar.
adamlar ayin yapıyo.biz namaz kılıyoz.
adamlar şarap içiyo.biz gülsuyu kokuyoz.
adamlar bedava yemek veriyo.biz namaz çıkışları camiiye para veriyoz.
adamlar peder diyo.biz hoca diyoz.
adamlar omg diyo.biz allaam sen affet diyoz.
adam parayla cennetten toprak alıyo.biz cennete gidicez diye götümüzü yırtıyoz.
şimdi bunlara rağmen var mı benle kiliseye gelmeyen?
hindistan yavaştan kendini sevdirir alır beni senden bana getirir öyle değil mi alanson bom bili bili bili bom bom bom bili bili bili bom

7 Eylül 2010 Salı

Hayat neden hiç adil değil ?

6 Eylül 2010 Pazartesi

Mazhar Alanson gibi biri var mııı.adam karizma.bu ara hep onu dinliyorum.ve sözler ezberimde.
200 doları cebime attm birden kendimi birşey sandım 2 kız gördüm yan yan baktım dedim beraber olalım.aldım kızları diskoya gittim 100 doları yedim bitirdim ikisini birden tavlamak için oturmadım hep dans ettim.tamam dedim işler tıkırında bir gün esmer sonra sarışınlaaa.dans dans ettiiiim.new york sokaklarında amerikaaa.5 dakkada değişir bütün işleer.
ay ilahi mazhar.
hayat sizcede sıkıcı değil mi?eğer sıkıcı diyorsanız mazhar dinleyin.gerçekten hayat değişebiliyor.
olm bunaldım laaaaan

31 Ağustos 2010 Salı

Özledim Seni*.


YaÄ�mur Yaman - Özledim Seni [HQ]
Yükleyen darksoul_06. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaÅ�ayın!
uzun uzun yazılar yazmak istiyorum,
parmaklarım acıyor. sessizlik istiyorum. insanlar geliyor. gidiyor. geliyor. gidiyor. kalabalık. hep. hep kalabalık. son bardağı da içiyorum. gidiyor.

Cünupların efendisi

Ulan dün cenabet miyim diye düşünüyorum düşünüyorum bulamıyorum.o yazıyı yazdım.dedim bu kadar yazdım bi sigara içeyim.annem sigara içtiğimi öğrendi hemen 20 dk sonra.hemde nasıl.klozete attığım sigara izmaritini görmüş.sifonu çekmeyi unutmuşum lan.yuh unutkanlığın böylesi.evet evet mal gibi sifonu çekmemişim.lanet olsun.dün kötüydü ama iyiydi.

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Sigara içme ihtiyacı duyuyorum.Tek bir duman bile yeter.hayat o kadar garipki bütün dertlerini tek bir duman ile içine çekip dışarı püskürtebiliyosun.Bazen deli olmak istiyorum.kaybedicek hiç bir şeyi olmayan bir deli.Bazense böyle iyi diyorum.iyiki yanımdalar diyorum.
Bu sene de deli olmak isteyeceğim senelerden biri.sınav senesi.bence sene sonunda deli olabilirim.bilmiyorum.zorlu geçicek bi dönem var önümde.önümüzde.yoğun tempolu sınav günleri yarın saat 9 itibariyle başlıyor.Burdan kurtulmak zorundayım.
hayatım yaklaşık 300 soruya bağlı.ne kötü bi durum değil mi.300 soruyla 30 seneni belirlemek zorundasın.ya sokaklarda gezip evlere açlıkla bakan serseri olucan.ya evinde oturmuş sokakta senin evine bakan serserilere gülen olucan.evet bundan ibaret tüm olay.ha eğer bir seçim hakkım olsaydı tabiki evinde oturanı yeğlerdim.ama bunu yeğlemem için o soruları çözmem gerek.tam bir aptallık.hala aklımda uzaklaşmak.kulağımda kulaklık.bir elimde sigara.diğerinde ise onun eli.alıp gitsem uzaklara.kimse bulamasa bizi.telefonları denizin dibine yollasak.iz bırakmadan kimseye haber vermeden çekip gitsek.kimseye ihtiyaç yok aslnda bu hayatta yanında tek bir kişi olunca.gitsek bizde.ne dert ne tasa olur.güzel bir hayat.
Kader utansın

29 Ağustos 2010 Pazar

ErdemE kinci

Bu blogu aylık haline getirmeye çalıştığım için kendime kin besliyorum.
Bu yaz izlemem gereken 100lerce filmin yarısını bile izleyemediğim için kendime kin besliyorum.
Bu yaz ders çalışmam gerekirken günün 13 saatini gezerek tamamladığım için kendime kin besliyorum.
Bu yaz boyunca her gün alkol alamadığım için kendime kin besliyorum.
Bu ramazanda içemediğim için kendime kin besliyorum.
Bu fizy denen sitede yaptığım 9 şarkılık listeyi bir yaz boyunca her gün dinlediğim için kendime kin besliyorum.
Bu aralar herkes beni teröriste benzettiği için kendime kin besliyorum.
Bu kadar kin beslediğim için kendime kin besliyorum.

ErdemE kinci'yim !

Kış geliyor.

Evet. Aylardır büyük bir hırsla hazırlanılan okula, bir gün önce 3 aşamalı bir sınav sistemiyle girebilmenin mutluluğu ve huzuruyla MERHABA SEVGİLİ OKUYUCU. İlk aşamayı kolaylıkla geçmiş olmam ikinci aşamanında bu kadar kolay olacağı anlamına gelmiyordu tabiki. Dökülen terler, gözyaşları, çığlıklar, gece gelmeyen uykular, stresli ruh halleri ŞU sayfayı verdi. Aman efendim, hala daha olayın şokunda olsam da ciddi anlamda tempolu günler beni bekliyor. Ve betül, kolları sıva. Evi toplamaya geliyorum.
En büyüğünden amele oldum ben. Tam bir amele. Her yönüyle. Ey gidim. Fındık falan. Topladık bitti gitti. Bayramda da parama kavuşucam inşallah. Güçlüymüşüm, dayanıklıymışım. Kendime inanamadım o yaptıklarımdan sonra. Helal bana. Kendimi kutladım.
Ama eve dönüş tam bir facia! Gerçek bir ameleye dönüşmüşüm. Suratımdaki sivilce kat sayısı(günde 4 çikolatadan sonra) iyice artmış. Alerji falan da oldum zaten. Tipim kayıktı, gemi olmuş.
Bu olaydan sonra. BAY.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Şöyle bi bakıyorum 10 gündür yazmıyorum yaklaşık.şimdi dedimki 10 gün yazmadım biriken şeyleri yazayım bari.ama olmuyo.ne yazabiliyorum ne söyleyebiliyorum.her şey garip.sinirlerim bozuk.napcağımı bilmiyorum.
çelişkiler silsilesi içindeyim a dostlar.
ayrılırken sinirden beni hem güldüren hem ağlatan gıcık, sevimsiz, iğrenç, pislik canım sevgilime burdan sevgilerimi iletiyorum.
önceden oldu ama yazabilmek bu güneymiş.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Hayat zor.

Abi, bence Erdem yaşlandı artık ya.

19 Ağustos 2010 Perşembe

Biz aslında.
diye başlayıp bişey bulamadım.

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Fatih Akın yine yapmış yapacağını.

Soundtrackler ise baldan tatlı.

17 Ağustos 2010 Salı

124731846173524136 yıldır şehir merkezine inmiyordum. İnince bi garip oldum bugün.
Bugün dedim de. Güzeldi bugün.
Güzeldi dedim de. Hayat da güzel sanki.
Hayat dedim de. Hayatın ta aq.
Çok mantıklıyımdır.
BAYRAMDA BULUŞALIM BİLADER.
Oha ! yıllardır arayıp bulamadığım blog arkadaşım yağmuru buldum.hemde bilin bakalım nerde.blogta buldum lan yazı yazdı.
Aradık seni yağmur.ama bulamadık.hiç yardımcı olmadın sende bize.bizi aramadın mesela.arasan yardımcı olurdun belki.samsuna geri döncen mi bilmiyorum ama haberlerini bekliyoruz.
saygılar

Burhan Çeçen yeni albüm çıkarsa.

Merhaba canım blog.
Asırlar oldu görüşemiyoruz. İnanılmaz dolu ve programlı hayatımdan ajandamda sana yer ayıramıyorum gibi mazaretlerle kapına dayanmayacağım tabiki. Baya baya gözbebeğim blogger'ın pabucunu dama atıp, kendime yeni bir yuva kurmuş olduğumdan suratıma rahatlıkla tükürebilirsiniz. Ayrıca havaların bu süpersonik sıcaklığı ateşli günler geçirmeme neden olsa da İzmir Belediyesi Otobüsleri hiç de çekici gelmiyor. 26'sında gireceğim yetenek sınavından sonra kavuşacağım yüksek refah seviyemi ancak sims'de iyi bakılan karakterlerle ya da şuan Maldivler'de sevgilisiyle tatil yapan herhangi bir çiftle karşılaştırabilirsiniz. Oysaki sınavdan sonra yapacağım tek şey -tahmin edebileceğiniz üzere- uyumak. Hem biliyorum ki, itiraf edin, hepiniz kışı özlediniz. BİLİYORDUM.
Şimdi gidip uyumak istiyorum ama uyurken sıcak yüzünden kısa süreli bir komaya girerim diye de korkmuyor değilim.
Ayrıca buradan beni arayıp sormayan blog arkadaşlarım Erdem ve Betül'e selamlarımı gönderiyorum.
Diğer yarışmacı arkadaşla..
ehehe.

16 Ağustos 2010 Pazartesi

nası boş nere boş kim boş kimden boş ney boş ne boş neden boş bom boş ne gibi boş arçelik boş chris boş...
İtiraf ediyorum. Bütün gün GOSSİP GİRL! izlemekten blog yazmaya vakit bulamıyorum.
Biri beni kurtasın.
yazacakyazibulamadiklan.blogspot.com.bu ne aq blog bomboş yazan eden yok

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Sandalye yerine abimin dağ gibi yığılmış kıyafet birikintisinin üzerine oturup bilgisayarı kullanmak hoş ya. Gerçekten. Deneyin. Rahat oluyor.

11 Ağustos 2010 Çarşamba

SICA....AAAAK!
Aylardır yazmıyorum galiba.anlatacak ne çok şey var aslında.ama es geçiyorum bi çok şeyi.anlatmak istemiyorum.kitap yazıyorum lan.bildiğin kitaba başladım.yazar olucam iyiden iyiye.tarihler 12 Mart 2011 i gösterdiğinde dövmem olucak benim.evet dövme de yaptıyıroum.ama naapsam bilemedim.bi kaç fikir var aklımda seçicem artık birini.
artık kantır oynayamıyorum.çok küfür ettiğim için herkes beni banlıyo kimse oyununa almıyo.şu an açım.oruçluymuşum annem öyle dedi.oysa ben içmeyi planlıyordum.
Hoşgeldin Ramazan.Haydi gel içelim.
Ablam yıllardır beni aramıyo.
Selçuk Altun seven adamı ben de severim.

Bu şarkı benden Remazan Bayramına gelsin


Yüksek Sadakat - Hadi Gel Içelim (2009) by Aluxton
Yükleyen Aluxton69. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.

10 Ağustos 2010 Salı

erdemin bloguna erdemden çok şey yazdığım için kendimi kutluyorum...(şak şak şak...)

5 Ağustos 2010 Perşembe

yanlış bildim

ben dil döktüm çok. onyüzbinlerce kez anlattım.daha ne diyebilirim bilmiyorum.çokmu kapalıyım hala.bi türlü anlaşılamıyorum.inan bende hala olanlara rağmen seni anlamıyorum.tamam durum çok kötü ama...bi nebze sadece gerçketen ikna etsen ya beni.

1 Ağustos 2010 Pazar

sövgü istemez kolaylık olsun

dedi naber dedim iyidir dedi eee dedim dedi ne dedi iyidir dedim ne dedin dedi ne dedim kim dedim kim ne dedi dedi

yee kürküm yeaaah

Dedi Naber Dedim İyidir | Facebook Video

31 Temmuz 2010 Cumartesi

falımda iyi çıkmıştı. neden öyle gibi görünmüyo.ya da her şerde hayır vardır hesabımı dönüyo yine.hiç anlamıyorum tam düzeliyo derken bi pürüz daha çıkıyo.tamam belki rahat.tamam belki rahat olmalıyım.belki hiçde rahatsız bi durum değil.seninde benim de erimemizi istemiyorum.harun abimizinde dediği gibi dünya yalan söylüyor.bize...

28 Temmuz 2010 Çarşamba

ben olmuşum fasıl gel benimle eğlen...
yaz kış amade olmuşum herşeye gel yazında bana...
beni düşünürken sonsuz sularda yüzmüyor musun? yetmez mi? havuzdan daha büyük değil mi?
ben seni ne zaman çalıştırdım? tatilini bende yapsaydın ya...

26 Temmuz 2010 Pazartesi

bekle kafam yemeye geliyorum

25 Temmuz 2010 Pazar

yaklaşıyo gitgide...
ben istemiyorum hiç olmasın...
hadi cin yanılt beni

23 Temmuz 2010 Cuma

Bi gidicem bidaha da dönmicem diyip duruyodum.
Şimdi bi gidiyorum.
Bidaha da dönmicem sanırım.
sahil bekle beni ben gelicem inşallah.problem çıkmasın noolur ya.
gece benim olsun yıldızlar açık olsun biram elimde olsun oda yetmezse kötek olmasın hiç.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Bu blogu Erkut alır götürür. Demedi demeyin.

18 Temmuz 2010 Pazar

saklandım ki ben...

cin iki seçenek sundu bana doğru yolla ilgili. ben bi tane seçtim. bana yanlış dedi. inanmadım. inatlaştım cinle. hayır dedi. o da inatçıydı hemde benden beter(!). dedi bana 'yanlış.doru seçenek benim dediğim.bunu yaşayarak görücez.'.tamam lan o zaman dedim.ama senin dediğim olursa çok zarar görüceksin dedi ne kadar doğru olsada dua et de yanıl dedi.hiç korkmadığım kadar korktum. her an dua ediyorum yanıliyim diye o andan beri.
inşallah yanılırım
bu hayatta hiç istemediğim kadar yanılmak istiyorum. lütfen yüzüm kara çıksın...

17 Temmuz 2010 Cumartesi

eğlence evi

sadece kendimi biraz soyutlayacak bi bahane arıyorum hepsi bu. salak salak sallana sallana yürüyüşüm, şarkılara aşırı Tepkili ritm tutuşum, zihinsel engelli hareketlerim, Başımı gerçek anlamda döndürebilcek herşeye ulaşmaya çalışmam, biraz zihnimi boşaltmaya çalışmam...
kendi içimde oluşturduğum beni biraz daha soyutlayacak daha rahatlatacak bişeler aradığım yer burası. sırf aklımı Kaçırmamak için. içi sadece eğlenceye açık. sadece kendimi mutlu edebileceğim şeyler birsürü şey işte.her neyse...

16 Temmuz 2010 Cuma

erkekken travesti olup sonradan lezbiyen olan insandan korkucan
ince bi ip var...
ya en kötü yol ipin üstünde tutunarak bacaklarımı ellerimi parçalayarak karşıya geçmee çalışıcam.belki deacıya dayanamıcam düşücem...
ya daipi kesicem tarzan misali asılıp gidicem.ama ya karşı uçurumun kenarına çarparsam yapa ipten kayarsa ellerim...

15 Temmuz 2010 Perşembe

kötü şans

Termeye gittim yağmur yağdı.
Ünyeye gittim yağmur yağdı.
Ünyeye sel oldu.
Termeye geri döndüm oraya da sel oldu.
Samsuna geldim yağmur yağdı.
Dikkatli olun sel yakındır.
merhaba sevgili okuyucu.
bugün izmirde hava 43 santigrat dereceydi ki bu da 109 fahrenhayta ve 316 kelvine tekabül ediyor.
yağmur haber.
karşıyaka izmir.

...

neden bu yazıyı yazıyorum bilmiyorum belkide biliyorum ama bilmiyorum. şuanda içimde kötü bişeler var.paranoyak zekam yine bişeler üretiyor.içimin sıkılmasını istemiyorum evet ama naapabilirim.galiba bunuda biliyorum ama bilmiyorum.
neyse bugün halı sahada cidden bi taraflarım çıktı. ama hayatımda rasime karşı yapabilceğim en iyi şeylerden birini yaptım. 0(sıfır)'dan follikten(beşikten) gol attım. halı saha benim neyime bende öğrendim galiba. veyselin dişli kramponları muhteşemdi hala ayağımda acısıyla tütüyolar.
hıaaaaa(gülümek efektisi) erdemde zaten parayı verdi halısahacıya oh canıma dokansın.
evet ilk düzgün yazımdada böyle bi rehinlik yapmak istedim sevgiler öpcükler...

14 Temmuz 2010 Çarşamba

AA.
ERKUTGELMİŞ.

hoşbulduk yazısı gibi

meraba...ben geldim evet ta ben. bötül sana yazın için teşekkürler erdeme yemekten sonra çalışan kafası için teşekkürler. yağmurun bi faydasını görmedim kızma ama.evet bu ilk meraba yazımı erdemin bilgisayarından erdemin klavyesinden yanımda erdem uykusuz okurken yazıyorum herkese tekrardan meraba diyorum yeni yazın hayatımın hayırlı olması dilekleriylen bu yazıyı sonlandırıyorum...
tekrardan hoşbulduk.

13 Temmuz 2010 Salı

Çakal-Geldin.

Aa şimdi dikkatimi çekti. Erdem hoşçakal yazısı yazmış ben de geldin. Peş peşe olmuş. İlginç durmuş. Ya da bana öyle geldi. Ne biliyim. Bi garip hissettim kendimi. Çakal-geldin. Hmm. Uyum yok ama olsun.
Gittin-geldin olaydı iyiydi.

Hoşgeldin yazısı gibi

2 kişi başladığımız bloga. Yazı yazmıyoduk gerçi o zamanlar. Daha çok karikatur, video falan paylaşıyoduk.
Gençtik, yeni yetmeydik. Ama güzel günlerdi. Hoştu. Bide en azında saçmalamıyoduk(kendi adıma konuşuyorum). Sonra bi de baktık 3 kişi olmuşuz. Bayaadırda öyleydik sanırım. Şindi 4 olduk! Çekirdek aile kıvamındayız. Hadi hayırlısı. Hoşgeldin Erkut oğlan. 

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Hoşçakal Lost

çok üzüldüm ya bitmiş.ulan daha izlemem gereken 1 sezon varken nasıl bitersin sen.Acısıyla tatlısıyla 2 yaz geçirdim senle.yaz aşkımdın sen benim.vazgeçilmezimdin.hey gidi ne merak etmiştim gara dumanı ya.sovyıra ne gada özenmiştim.keyte neler yapmak istemiştim de boşver.aah ah ben 6. sezonu bitirmeden bittin ya kendimi çok loser hissediyorum.
bende oynicam sayısal loto.4 8 15 16 23 42.ezberlemişim lan bide.ama bi tane daha gerekiyo heralde.türk işi yaparız 31 koyarız bi tane olur biter.
özlicem seni lost.yeniden gel.çakma lost çıksın.gelin la bırakmayın bizi.
Hoşçakal lost.hoşçakalın dostlar
Hadi kaçalım bu gezegenden.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

9 Temmuz 2010 Cuma

Abi, bu arada 3 küçük ninja kimin fikri lan. Çok fantastik değil mi olm. Düşünsene bi bizi ninja kıyafetleriyle falan. Erdem böyle gözüne kırmızı kurdele bağlamış falan. Bet takılıyo öyle ortamda.
Olm.
Çok komik değil mi lan.
Bi de küçüğüz.
EHEAHHEAHHEAHHA

8 Temmuz 2010 Perşembe

HAVA GERÇEKTEN SICAK.
SICAK WAS HERE.
SICAK WILL BE HERE.
HAVA GERÇEKTEN SICAK.
SICAK WAS HERE.
SICAK WILL BE HERE.

7 Temmuz 2010 Çarşamba

s-t

Abim bana angus diyo, ben ona angut diyorum. Gülüp geçiyoruz. Ne kadar uyumluyuz.
Kulağım yarıldı.küpe kulağımı yardı bildiğin ya.nasıl moralim bozuk bilemezsin.hayatımın kavga gürültüyle geçiyo bunun yanında.hiç istediğim gibi gitmiyo.düne kadar bi ablam var sanırdım.ablam beni sever sanırdım.iki kez düşünmeliymiş meğer.içimi döksem sonu kötü olabilir.hemde çok kötü.bet bilir bunu.
öptüm

6 Temmuz 2010 Salı

Temizlikci

Tam bir ev kızı oldum ben artık. Gerçekten. Becerikli ve hamaratım da ayıptır söylemesi. Yemek yapabiliyorum yavaştan. Bi çorba işini beceremiyorum. Becermek istesem beceririm aslında.h Bulaşık işi benden sorulur. Sonra muhteşem toz alıyorum ve yerleri de çok iyi silerim. Cam da silerim ama cam silerken hep aşşağıya düşeceğimi hayal ettiğim için hiç dış taraflarını silmişliğim yoktur. Sonra bakıyiim. Öyle işte. Evlere temizliğe gidebilirim. Günlüğü 40llira ama. Aslında iyi iş ha. Evet evet giderim. Vala bak.
tutsak olmaya son 2 hafta
özgür olmaya son 11 ay
vaymınakoyim

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Okumak

Eyjafjallajökull nasıl okunuyor öğren bence.

eyjafjallajökull

eyjafjallajökull adında bir buzul var.ne garip ama.soranlar olursa güney izlandada.güney izlanda haritasına bakarsanız buna benzer kopma efekti tarzı kelimeler görebilirsiniz bolca.

Uçurum

"bir uçurumun dibine uzun uzun ve dikkatlice bakarsan, uçurum da senin içini merak eder, senin gözlerinin arkasında neler olduğunu görmek ister... bazı uçurumlar cesurdur. ilk hamleyi o yapar ve seni yanına davet eder..."

- f. nietzsche -
Tanrı Sevinç Pastanesini korusun!
Ah dostlar gerçekten çok scic şeyler yapıyorum ben.ayda bir blog yazmaya başladığım için hepinizden tek tek özür diliyorum.durumum vahim nolucak bilmiyorum.neyse başlayayım ben.
Geçenlerde yaklaşık 4 senedir aradığım filmi seyrettim.Jackie Brown.ha neden arıyosun diye sorarsanız cevabı çok basit.Benim canım güzel abim Tarantinonun izlemediğim tek filmiydi.o filmi bulmam çok basit oldu ama hiç düşünmemiştim daha önce.meğer jazz'da varmış la film.bende gördüğüm gibi izledim tabi.Tarantinoyu bi kez daha sevdim ama.adamın napmak istediği belli hacı.herif diyoki ben bi film yapcam,herkes izlicek ama kimse anlamicak.ben filmi yapayım kmse anlamasın gerisi umrumda değil diyo benceee.ve amacı buysa yıllardır aradığım filmi anlamadım.yayında ve yapımda emeği geçen herkesin allah bin belasını versin.
Bu yaz için kendimize ekşınlar arıyodukki dün bulduk.haftaya çadır kuruyoruz.yanlış anlamayın tabi bildiğim çadır bu.bi hafta çadırda yaşıcaz.orman hayatını çözücez.kısaca doğal ortamımızı öğrenicez.orman.madem kimse beni istemiyo bnei samsunda tuttular zorla bende tatilimi kendim yaparım burda.affetmem skerim.
Benim bi sevgilim vardı yaaa.artık yok mu demeyin hala var.ankaraya gitti.deli gibi özlemeye başladım.aşk var arkadaş ya kesinlikle var.olm seviyorum lan.tamam sizene doğru diyosunuz.
ne garip değil mi ayda bir yazmaya başlamış olsamda yazıcak bişey bulamıyorum.aslında destan yazmam lazım bi aylık yazı böyle biriktirilmiş yazı.
Yusuf hoca aradı şimdi beni.niye gelmedin derse diyo.durdum bi düşündüm cevap vermek için ne diyeceğimi bilemedim.düşündüm ve yusuf hocanın okuldan öğretmenim olduğu geldi aklıma.
E-ne dersi hocam ya
Y-derse niye gelmedin erdeem
E-hocam yaz yaz kavağa mı gelcem yaa.yatıyorum ben hem.
Y-yataktan mı kazancan üniversiteyi lan.cuma günü saat 10da bekliyorum.
E-nereye bekliyonuz
Y-derse bekliyorum.cuma saat 10da unutma.matematik dersi ona göre.
Tamam herşey iyi güzel ama ders nerde bunu anlamadım ben.derse gel deyip duruyo.kavağa mı gidicem la acaba.amaan goy götüne gitmiyom çalışmıyom kazanmıyom.
yeter ya çok konuşturdunuz beni.daha menecır oynicam ben.
Saygı duyarım.yine yazarım

3 Temmuz 2010 Cumartesi

kusacağım.

2 Temmuz 2010 Cuma

Keşke birileri bloga yazı yazsa.

25 Haziran 2010 Cuma

Abim bana stayla'nın ne olduğunu sordu. Bi ona bi ekrana baktım. Sonra da tavana. Cevap veremedim.
Stayla ne lan?

Reklamlar

Tıklasana.
Tıklamasan da olur sen bilirsin yani.

24 Haziran 2010 Perşembe

Formspringde kompkekse binen sendin di mi bet.
Açık ol.
Ayrıca,
www.formspring.me/ofbenbilmiyorum
ofbenbilmiyorum@gmail.com

haydibanabirşeyleranlatın.

gökgürültüsüüüü

Bu yaşıma rağmen hala ve hala korkuyorum olm gökgürültüsünden.


-Şişşt Erdem. Affet. Lütfeen.

23 Haziran 2010 Çarşamba

bence varya, aşk hayattaki en gerizekalı olgu lan.
valla bak.
Tam hazırlandım evden çıkıyorum bi de baktım o da nesi.
HAVA KAPKARANLIK FIRTINA ÇIKMIŞ. Sonra gidiyorum pijamalarımı geri giyiyor, yatağa uzanıyorum güneş gözüme gözüme giriyor. Lanetolsun bu havaya ama ya.

cif nerede?

yatakta yatıp bir yandan gossip girl izlerken kahve içiyordum. her şey inanamayacağınız kadar güzeldi. sonra dan'le hain edebiyat öğretmenin öpüşmesi üzerine elimdeki kahve fincanını aynı bulaşık reklamlarındaki gibi 10 metre yukarıya fırlattım. şimdi bütün ev kahve içinde.
SELAM.
Merhaba yeni izleyici.çok garip birisin bence.yazdıklarımızı anlamamana rağmen bizi takip etmen beni çok mutlu etti.belkide anlıyorsundur bilmiyorum.ama anlıyosan göte gelmek istemiyorum umarım anlamıyosundur seni kayıp balık rocelyo

21 Haziran 2010 Pazartesi

Ben sana iki vereyim sen beni boşver

Şansızsın Harvard. Bi KTÜ kadar olamadın.


Kızın 'küçük emrah' bakışı n'olucak?

İşte.

İstanbul işi de yattı. Ne kadar bahtsız (nasıl yazıldığından emin değilim vala) bir insan olduğum gerçekten artık apaçık ortada.
Bunların yanında günler güzel geçiyo lan. Dün falan. Ayrı bi güzeldi. Bu haftayı düşünmek istemiyorum ama ben. Düşündükce nefes alamıyorum çünkü. Of. Hayırlısı diyip geçiyorum. Sonraa noldu bakıyim. Yok la başka bişey. Böyle işte.
Ha bi de mutlu olmak nasıl bişeymiş biliyorum ben artık. Burdan beni mutlu eden ve kendini bilen arkadaşa çok aşırı teşekkür ediyorum. Reklama gerek yok o kendini biliyor. Yerler. Ee sonra.
Havalar kötü yaa. Dün ıslandık çok. Bi anda yağmaya başladı resmen. Gök gürültüsü de eklendi bunaa. Zaten korkuyorum ben ondan. Dalga geçmeyin, korkuyorum. Kötü anılarım var. Sonraaa.
Feridun Düzağaç'a takmış durumdayım. 7/24 onu dinler oldum. Kötü bi durum.
Öhöm sonra. Aa farkettim ki garip şeyler paylaşmayalı çok olmuş. Bulursam hemen uçurucam buraya. Böyle günlük gibi yazmaya başladık çünkü. Erdem aylık olarak kullanıyo o ayrı bi mesele tabi.
Neyse. Dönücem ben size.

xoxo

selam.
kısa aralıklarla süblimleşme geçirerek havaya karışıyorum falan. sanırım kaynama sıcaklığım 44. ayrıca yarın saat 1 sularında karşıya geçip sevgili işitme hocamın evine gitmeliyim. ulaşım araçlarıyla aramdaki ilişki baya gelişmiş olsa da vapurda oluşturduğum muazzam amele yanığımla çok daha iyiyim. yanmayayım diye yanıma almayı unuttuğum 70 faktör güneş kremimim yüzünden tüm bu amele yanıkları. yakında vücudumdaki gerizekalı amele yanıklarıyla beraber şekiller falan çıkartacağım. GÜL ŞEKLİNDE YANIK. neyse. havanın sıcaklığı beynime vuruyor ya da blogun temasını yeni yeni kabulleniyorum.
size gelirsek sevgili erdem ve sevgili bet.
canlarım, sanırım önümüzdeki 62-tavşan yapabiliyorum- sene görüşemeyeceğiz.

20 Haziran 2010 Pazar

1 ay oldu galiba yazmayalı.bunu şurdan anlıyorumki e-mail adresimi bile unutmuşum sağolsun bana hatırlattı gmail.yazmayı bıraktım çünkü yazıcak vaktim olmuyo.olduğu zamanda hevesim olmuyo bi isteksizdim bilmiyorum.
nerden başlasam diye çok düşündüüüm ve buldum.çok mutluyum ben hemde aşırı hiç olmadığı kadar.bu sefer eminim kendimden ben.yapmayacağım şeyleri yaptırıyo bana.o dereceye geldim yani.O benim İstanbulum,Fenerbahçem yani kısaca herşeyim.
İstanbul dedimde aklıma geldi temmuzda ablamın yanına göç edicem.çoh özledim onu.özlediğim bi başka şeyse İstanbula dair 'Eskici'.sabaha kadar içicem orda.
kendimi alkole vurdum.bi derdim mi var?yoo aslında yok.yaz geldi niye içmicemki.ayrıca derdim var lan benim son sınıf oldum ben abi oldum.sınava giricek bi abi oldum.bi bok bildiğimi düşünmüyorum herkes kazancağımı söylüyo.stres şimdiden başladı.durumlar vahim.
Bugün babalar günü.bütün babaların gününü kutluyorum.ama sadece bugünleri kutlu olsun.yarınları falan asla.hatta ilerdeki günlerin allah belasını versin.hele bi kaç ay sonrası varya onlara kafam girsin.bu da güzel bi yiğit özgür esprisidir.
hayatımda ilk defa madalya aldım.voleybol madalyası.ve hep çıkmak istediğim kürsüye çıktım bu sene.atmosfer gayet güzeldi aslında.ama madalyalar takılırken.sevgili müdür vekilimizin 'kaybolmasınlar diye takıyoruz.hahaha.' cümlesi beni orda yerin dibine soktu.zaten 11 yılda 1 çıkmışım oraya niye rezil ediyosun lan şerefsiz.çıktığımın gibide indim zaten bişe anlayamadım o ortamdan.ama bi dahada kürsüye çıkmam.
bugünde bize ayrılan sürenin sonuna gelmiş bulunmaktayız.
tekrar yazıcam dostlar.yeminle ba

12 Haziran 2010 Cumartesi

Sivrisineklere karşı nefretten de öte bir duygu besliyorum.

8 Haziran 2010 Salı

Neden insanlara gösterdiğim ilgi, sevgi vs. şeylerin şu kadarcık (%1 gibi bi oran) bile karşılığını göremediğimi gerçekten çok merak ediyorum.

6 Haziran 2010 Pazar

liselim_55@hotmail.com
ZAMAN GEÇİYOR BİLADER.
Höeef. Nasıl bir tepkiyse artık. Ama öyle yani.
Abi havalar çok sıcak yaa.
Abi dedim de. Abim geliyo laan. Haftaya bu gün ondan dayak yiyor olacağım belki dee!
Buna sevineceğimi hiç düşünmezdim. Ama öyle yani.

5 Haziran 2010 Cumartesi

Hasssiiktirr be Rıfat aağbi

3 Haziran 2010 Perşembe

Sadece şaka.

Selam canım okuyucu.
Buraya yazmadığım zaman diliminde o kadar çok şey değişti ki.
Heeey ya diye bağırarak sokakta dolaştığım bu supersonik sıcak günlerde, portakallı kahvemi içerken keman çalıyorum. Dokuz Eylül Üniversitesinin konservatuar mülakatında sorduğu şeyleri öğrendiğim zaman girdiğim şoktan ötürü kahvem boğazıma kaçtı. Kısa süreli bir kalp krizi ve tıkanıklık geçirirken bir delikanlı arkamdan yaklaşarak beni kurtardı. Şimdi bu süpermen delikanlıyla nişanlandık. Bu yaza düğünümüz var.
Konservatuarı da İNŞALLAH kazanırım.

2 Haziran 2010 Çarşamba

Sonra bide şey var.
-Gözümün önünde dolaşan sivrisinek.

1 Haziran 2010 Salı

Sevgili Erdem.
Evime gelip alamayacağına göre.a Evde unutmuşum tüh.h

Ve beni üzen tek şey babamın coğrafya ve tarih bilgisinin aradan geçen 25 yıla rağmen hiç gitmemesi oldu. Ağbi adam benden iyi biliyo ya.
İtiraf ediyorum o hırkayı nah çalarsın Betül.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

selam.
gossip girl izleyerek geçen maceralı günlerimde, geometri ve kimya çözerken sörf yapmayı da ihmal etmiyorum. dalgaların boyu arada 3 metreyi bulsa da, trigonometride üstüme tanımıyorum.
İtiraf ediyorum hırkanı çaldım Erdem.

30 Mayıs 2010 Pazar

Bira gömmek

meraba.
dün armağan ve erkut bizde kaldı.gece yurovizyon takıldık sonra yattık uyuduk.dün olan herşeyi anlatmıyorum.mutluyum.aşığım.geç orasını.sabah uyandığımızda annemler yoktu.bizde balkonda kahvaltı yaptık,sigaramızı içtik daha sonra dışarı çıktık napcağımızı bilmeden.armağanlara geldik bize bi kaç şort falan verdi denize gidicez diye.4 kişi 12 bira aldık ve aile kampına gittik.birayı saklayarak içmek hiç hoş olmuyomuş bunu öğrendik.bardaklara döküyoruz iiğrenç iiğrenç içiyoruz sonra boş birayı kuma gömüyoruz.bi süre sonra kumda gömcek yer kalmıyo tabi 5-10 adım ileri gidesi geliyo insanın.e hepimiz üşengeceniz.koy götüne gitmiyoz bizde oralara sıkıştırıyoruz.kaldı bize 5 tane biraaa.3 kişiyiz bizde geldik yine armağanlara.ben yazıyı yazarken armağan televizyonda takılıyo yanılmıyosam erkuuta ekmek almaya gidicek.açım lan çok.yemeği yedikten sonra kalan biraları içicez.ve biten ilk biranın sahibi her kimse ''al bunu göm'' deyip espri yapmaya çalışcak.ama yinede herkes gülücek buna.
ha biz denize diye gittik ama sadece içtik ve voleybol oynadık.denize falan giremedik.çok heveslenmiştim oysaki.
Hababam sınıfını seyretcekmişiz.bana uyar.yarınki geometri sınavını kim takar.kalıcam o ayrı bişe.
ben M.O. ile çok mutluyum.
saygı duyarım.
Nazz; fareyi ters kullandığını biliyorum. Deli saçması işlerle uğraşmamız bizi biz yapan şey bunu biliyorum.
Yeni şeyler bulacağım senin için.
Mesela dur ve, bilmiyorum bulamadım şimdi.

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Ben en çok fareyi ters kullanan insanı severim.

27 Mayıs 2010 Perşembe

Yazacak bişey bulamamak.
Aslında çok şey var da. Saçma olm hepsi.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

açıkçası ben de aşık ergen kız modundan çıkmak istiyorum artık ama olmuyor bilader.
İşte. Bilgisayar çöktü, televizyon patladı derken.
Evde makarna da bitmiş.

21 Mayıs 2010 Cuma

Hayal çift

19 Mayıs 2010 Çarşamba

-mış

Bugün bizim bayramımız-mış.

18 Mayıs 2010 Salı

To Bursa

Orspu çocuğudur taraftarııı
kertenkele olmuş timsahlarııı
dünyaca ünlüdür Oğlanlarııı
mına koyduğumun bursasııı

16 Mayıs 2010 Pazar

mesela bütün hesaplarımın şifresi aynı olduğu için hiç unutmuyorum.
Derler ki bir yerden sonra acımaz daha fazlaaaa.

Çok becerikli bir insanım beeen. Her yerim kesik artık.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

http://fizy.com/#s/19tus5

insanlar şarkıları iyiki coverlıyorlar.

suck

Baş ağrısı dünya üzerindeki en iğrenç olgudur.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Pardon, biraz daha sessiz olur musunuz?

Aşk öyle aptal bir olgudur ki.
Yaşayıp, yaşayabileceğin en supernatural berbat telefon konuşmanızı bile yaklaşık 2 saniye içerisinde özlemeye başlarsınız.
Bu aslında, telefon konuşmasının içeriğinden kaynaklanan bi özlem değildir. Zaten 'sırılsıklam aşık' ya da 'eşşek gibi aşık' gibi sözgruplarıyla nitelendirilebilecek bir durumda olduğunuz için telefon konuşması boyunca, 'ıı', 'ee', 'ööö' gibi anlamsız ses öbekleri çıkartırsınız.
Ama, kimse bilmez ki, sırılsıklam tutulduğunuz yaratık telefonu 'alo' diye açtığında, ilk olarak sesi, sonradan ses tonunun hatırlattığı kokusu bir anda sizi 8. boyuta taşır.
Aşk öyle aptal bir olgudur ki.
Aşk olduğuna bile inanmazsınız bazen.
nasıl canım sıkılıyor varya.
ah bi de anlatabilsem.
karamsar bloglara duyduğum antipatiden ötürü ajdar dan 'muz gibiyim muuz muuuz' dinleyerek kendimi biraz olsun neşelendirmeye çalışıyorum.
buradan, pek sevgili arkadasım erdem' e bu şarkıyı ithaf etmekle beraber, hayat fazla sıkıcı olmaya başlamadan bi ekşın yapmak lazım diyorum.
Kavga da ederim, acile de giderim, dayak da yerim.
Ama diyeceğimi der yapacağımı yaparım.h

Burdan da anlaşılıyor ki aksiyon dolu bi gündü.

11 Mayıs 2010 Salı

Gafama sıkar giderim

Ne yazcağımı bilmeden başlıyorum bu yazıya.gerçekten kafam inanılmaz derecede karışık.herşeyden kurtulmak istiyorum.eskiden yağmur bana hep derdi ''gel kaçalım buralardan çıkalım yola nereye gidersek gidelim'' diye.katılıyorum yağmur.gitmek istiyorum inanılmaz derecede.herkesden herşeyden uzaklaşmak istiyorum.öyle olunca dert falan olmicak gibime geliyo.kimseye haber vermeden çekip gitmek.telefonu yanına almicaksın.bi çantaya eşyalarını doldurucaksın.cebine paranı koyucaksın.kulağına mp3ünü takıcaksın ve buralardan uzaklaşıcaksan.Tanrım!düşüncesi bile güzel.belki geri geldiğimde herşey düzelmiş olur hem.rahata kavuşurum bende.çok mutlu olurum.ama o beni istemezki.evet evet istemez o beni ne zaman dönersem döneyim aynı şeyler olucak.ben mutsuz olucam içim içimi yicek.gidip dönmicem bi daha.tek gereken şey para.gidicem ben.var mı benle gelmek isteyen?
biliyorum bu ara tamamen scıc bi hal aldım ama elimde değil.alkol bile etki etmiyo bu halime o dereceyim lan.
Ah ulan sıdıka.

M.O.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Hem kansız olup hem de her an suratımdan biryerlerin kanaması. Güzel bi olgu abi.

Tarihi veda

Deniz Baykal istifa etti.eğer bu yazıyı okuyan akp taraftarı birileri varsa onlara sesleniyorum.o kasette emeği geçen herkesin allah bin belasını versin.la siktir et ayrım yapmayı.insan kayırmıyorum hiç.sizinde allah belanızı versin lan.bak zaten depresyondayım delirttiniz iyice beni bunalıma soktunuz.memleketi soyup soğana çevirdiniz lan orspu çocuklarıııı.
hayattan istifa ediyorum.
tamam kötüydü.Saygı duyarım.

9 Mayıs 2010 Pazar

ne zamandır oturup adam gibi film seyretmiyorum.galiba bi ara inanılmaz bi patlama yaşicam.günlerce film seyredicem evden çıkmicam falan.
insan birini sevdiğini ne zaman anlarmış biliyo musunuz?ben artık biliyorum siz sktir edin.
peki ya sakallarımın daha çabuk çıktığı farkettiğim gibi korkmam nolcak.abi kes kes usandım yeminle yaa.daha demin babam içerden bağırdı 'galk git traş ol' diye.bıktım ben olmasam olmaz mı yaa.neyse olur böyle şeyler
bu akşam 40 yılda bir olan bi şey oldu.guiza gol attı.hemde bilardo misali bentlerden aldık sayıyı.
salı günü edebiyat sınavım var ve 6 tane lanet olası yazarın hayatını bilmem gerekiyo.bunları ne zaman yapıcam hiç bilmiyorum.
farkında mısınız bilmiyorum ama bi haftadır falan bunalım içindeyim.alkolum sigaram arttı.iyice serseri bişe oldum ben lan.depresyona mı girdim acaba yaa.zaten burnum hala kocaman.kesin ondan haa

sürreal bir ortam vardı.

Bazen, surreal ortamlar oluşur. İşte bu tür surreal ortamlar, çok çabalansa da bir türlü kelimelerle anlatılamaz. Diğer bir insana anlatmaya çalıştığında ise karşındaki seni hiçbir zaman o ortamdaki tepkiyle karşılamaz. Hatta bazen öyledir ki, 'lan biz buna nasıl gülmüşüz lan. Hiç de komik değilmiş olm.' gibi düşüncelere maruz kalabiliriz.
Bu şekilde gelişen ortamlarda, kendi benliğimizden ayrılarak bambaşka bir yaratıkla yaşamaya başlıyor olsak da çaktırmadan erik yemeye devam edebiliriz.
OĞLUM, NASIL GÜLDÜK AMA. EHEHEHE. AY.
Eğer Samsun yuvarlaksa bulunduğumuz noktaya geri döneriz diyerek başladık yürümeye.
Neredeyiz?

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Ekinci sıradağları

Ekinciler (yani biz) burunlarıyla ünlüdürler.beni tanıyan herkes bilir benim bu güzel burnumu.bi kaç kemik e doğal olarak biraz uzun.tam bi sıradağ görüntüsü.dün akşam bu sıradağlara bi yenisi eklendi galiba.bu güzel burun kırılmış olabilir henüz bilinmiyor.
olay şöyleydi:akşam 9 sularında Atatürk anadolu lisesinde basket oynuyoduk.ben sıkıldım rasimin bisikletini aldım bahçede turluyodum.bi mal arkadaşımda (isim vermek istemiyorum) benim peşimde topla geziyo sırtıma atıp duruyo.bi yerde topu düşürdü bende hızlı sürmeye başladım.aramızda bi 10-15 metre vardı nerden baksan.topu bi fırlattı ve dünyam karardı bi anda.la 1.80lik bedende küçücük top kocaman burnuma geldi yaa.gerçekten büyük beceriksizlik.lan burnum büyüdü daha ne kadar büyüyebilir dediğim burun büyüdü.kafayı yerim kırıldı mı kırılmadı mı düşüncesiyle.

6 Mayıs 2010 Perşembe

Tam olarak "kafam" ağrıyor evet.

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Rammstein'nın kimyam üzerinde öyle supernatural etkileri oluyor ki,
ezgilerini duymaya başladığımda deri ceketimi ve postallarımı giyip, böğürerek sokaklarda dolaşmak istiyorum.
Müziğin insan hayatına bu kadar 'damardan' giriyor olması her seferinde beni büyülüyor.
Mesela Lady Gaga.
Demem o ki,
ilkbahar mevsiminde, saat 12-1 sularında uyanıp, balkonda taze çayını yudumlarken muhabbet etmek gibisi yok.

4 Mayıs 2010 Salı

Gidersen git banane yani.
Hatta direk s*ktirgit.


dedi babam.

Türk İnsanı



Sonradan farkettim,
yaz gelmiş.

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Kardeşin bana demedi mi seni skecem diye

o dem

p-d

Birimiz aptal diğerimiz abdal.

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Kafa milyonlar

İçip mideyi karıştırdıktan sonra yeşilyurda gittim.orda tuvalete girdim.tuvaletteyken biri kapıyı vurdu ve ben ona 'kim o?' dedim.
Böyleydim bugün

Romatizim.

"Ortamda romantizm arttı" diyen bi insanı "ortamda romatizma arttı" diye anlayıp "ROMATİZMA NASIL ARTTI LAN" diye bağırmak falan ne biliyim. Aptal işi evet

Pardon, 'kahretsin' nasıl yazılıyordu?

İnsanların hayatlarında bazı zamanlar olur. Gerçekten hiçbir amaçları olmadan, günden ve zamandan dahi haberleri olmadan hergün aynı sabaha uyanırlar. Her sabah turuncu kaselerine koydukları mısırgevreğini sütleyerek ağızlarında evirip çevirirler. Sonra da, hergün giydikleri gömleği ve kot pantolonu geçirirler üstlerine. Aynaya bakmaya gereksinim duymazlar zira görecekleri şey hergünkinden farklı bir şey değildir. Sokaklar yine aynı kokuyordur. Güneş yine aynı taraftan doğmuştur ve bakkalçının üzerinde de aynı kıyafet vardır. Kaldırım taşlarını saymakta sıkıcıdır artık.
İnsanların yüzleri giderek birbirine benzemeye başlar.
Biz insanların, hayatlarında geçirdiği bu 'bazı zamanlar' gelip geçicidir pek tabii. Bu zamanlar bittiğinde ise, insan çarşamba akşamı için planlar yapmaya başlar. Yolda yürürken vitrinlere bakar. Güneşin yönünü değiştirebilmek için farklı yollardan gider.
Sabahları uyandığında, camlarını açıp kendine sütlü bir kahve yapar.
Telefonu vardır ve belirli aralıklarla çalar.
Kalemleri vardır ve kağıtları da.

En nihayetinde, insanoğlu yalnız olmaması gereken bir varlıktır. Yalnızlaştıkça, aynadaki görüntüsüne dahi aşinalığını yitirecek ve her sabah kadın programı izlerken mısır gevreği yemeye mahkum kalacaktır.

28 Nisan 2010 Çarşamba

Ne desem?

Yazı yazabilirim hemde tamamen Türkçe. Birsürü rencide etti Erdem zaten beni. Bu yüzden daha düzgün yazacağım artık. Kesin kararlıyım.
Neyse. Kavga gürültü çok oluyor bu aralar.
Bide deli oldum şu anda. Bi film izliyim dedim alt yazı uyumsuz çıktı. İndirmeye de üşendiğim için filmden tiksindim. Ama güzel filmdi. Yazık oldu. -OHA BİNAYA BAK- diye kaldım. Ama oha. Gerçi bina değil gökdelendi. Dışı aynaydı. Ne güzel. Saçmaladım evet. Bide adam karısını aldatmasaydı iyiydi ha.
Kalkıp ders çalışmam gerekiyor. Hemde ingilizce. Yarın okul var uf. Gerçi son 36 gün falan kaldı. (hafta sonları hariç tabi) Bitse de gitsek havalarına girdim.
Neyse yazı bitsin artık. Biliyorum sıktım ama ne yapabilirim ki? -Daha az saçmalıyabilirim.
Gidiyorum evet. Ve "Etraf aydınlık".

Havalar güzelleşti. Ama ben hala babamdan nefret ediyorum

27 Nisan 2010 Salı

eğer, artık gerçekten hayattan zevk alamıyorsanız,
gidip facebook takipçilerinize bakın.

26 Nisan 2010 Pazartesi

Tamam ya tamam bizde burdayız işte. Yalnızca çok yoğunuz. Malum çoluk çocuk falan yani.

Neyse. Olm büssürü yazılı var lan. Okulların kapanmasına da 1 buçuk ay kalmış bu süre zarfında 19023890180 tane yazılı olacağız işte.
Bu yüzden yazamıyorum çok. Yoksa yazarım bilirsiniz.

25 Nisan 2010 Pazar

Acı gerçekler

sevgilinden ayrıldıktan sonra gururuna yediremeyip geri dönmezsin ve her zaman pişman olan sen olursun.
hayatta keşkelerin iyi ki'lerinden çoksa sen yaşamış sayılmazsın.
kimse dirseğini yalayamaz
hepimiz ölücez
aşk bi yalandır
her gencin g.tüne girecek bi ygs ve lys var
en geç 18e gelen her erkek karıya gidicek
queintin tarantinoyu tanımayan insanlar var
karikatürü düzyazı gibi okuyan insanoğulları var
pileysteyşında yenilen herkes suçu elbet kolda bulur
akşam gördüğü rüyasını sabah hatırlamayan bir sürü insan var
bu yazıyı okuyanların %95'i dirseğini yalamaya çalışacak
bu blog sadece benle yürümez

23 Nisan 2010 Cuma

Fakirhane burası

ablam geldi bu sabah gayet güzeldi ama özlememişim çok.sanki 2 hafta önce görmüş gibiydim onu.evet evet gördüm istanbuldaydım.neyse öğlene kadar onlaydım 2 gibi çıkıp armağanlara gittim.gittiğimde evin ağzına sıçmışlardı zaten buzdolabını kırmışlar örtüyü yakmışlar falan.5 kişiden 60 milyon para çıktı anca.bizde gidip bütün parayı alkole yatırdık tabiki.benim fikrim 60 milyona 25-30 tane bira almaktı ama bunlar parayı bulunca tutturdular vodka diye hadi vodka alıyosun lan niye absolut alıyosun manyak.la hadi aldın niye mandalinalı alıyosun yaa.para bitti nerdeyse kalan paraylada hemen bira aldırdım.vişne suyu falan almışlar içmeye başlarken farkettim ben bu mandalina olayını.mandalinalı vodkayı vişne suyuyla karıştırdık iyice sıçtı içki tabi.kızlar çok içemedi yine bize kaldı içkiler içtik tabi alkol kayırmam ben asla.üstünede biralardan bi tanesini yere döktük çok güzel oldu.temezleme olayı bize aitti tabi.bana iğrenç bi karışım yaptılar ve onu içirdiler.bira vodka meyve suyu sigara külü falan.en son evden çıkarken tamamen sıçıp sıvanmış bi evdi.tam çıkıcaz armağanın annesi geldi.kötü oldu tabi orası.sonra yeşilyurda doğru giderken marinde doğum günü olduğunu öğrendik ve betül yalnız kalmasın diye oraya gittik.5 dk bile durmadan çıktık.ortam sarmadı hiç.zengin doluydu bi kötü oldum züppelerle aynı ortamda olduğum için.sonra hemen bedava gezebilceğim yeşilyurda gittik.azcık dolanıp eve geldik.bi kuruş paramız yoktu cebimizde yine yürüyerek oluyo bunlar.biz bunları yaparken bizden küçük insanlar arabayla marine doğum gününe geliyolardı.hayat gerçekten garip ya bilmiyorum nasıl oluyo bunlar.
Sonuç olarak ablam içerde beni bekliyo hatta yanıma geldi şu an ve 'demagoji mi yapıyon lan' dedi bana.içeri gidip ablamın yanında durmak istiyorum.gün geçmiyorki bir garipliğimz daha yaşanmasın.
yetmez mi bu kadar ya tamam

HFÖ

Ona mahsuben

20 Nisan 2010 Salı

Gaz kafası

Dün yazamadım bunu şimdi yazayım bari dedim.saat 7yi geçmişti sanki evde inanılmaz bi yanık kokusu vardı.bende bayılırım böyle kokulara.yanık olsun,benzin olsun,tiner olsun falan.işte o kokulardan birini algılamıştı bu koca burun.bende müzikle birlikte içime içime çektim bu kokuyu nasıl olsa dışardan geliyodur diye.yarım saat oldu koku gitmek bilmiyo.dedim bi kaldır kıçınıda bak erdem ne bu koku.kalkar kalkmaz sendeledim başım falan döndü kafa bi dünyaydı o ara.hemen tutundum sandalyeme.sonra hemen odaları gezdim.bi baktım mutfaktan bi gaz kokusu.biraz bekledim içerde azcık kafa yaptım orda tabi.fena şekilde kafa yapıyo ama bunu gördüm.sonra ocağı kapattım ve herşey bitti.ama o yarım saatlik kafa güzeldi herşey dönüyo falan.
Böyle diyorum ama gidip bütün ocakları falan açmayın evde kafa yapıcaz diye üstüme kalırsınız sonra.çok kafa yapmak isteyen varsa beni bulsun daha insancıl yollardan yapalım biz.

Saat

Gün saymayı geçip saat saymaya başlamamız falan. 75 saat 7 dakika kalmış mesela. O derece kafayı bozduk.
Aşırı sevgi de var tabi. Evet evet.
75 saat 6 dakika.

18 Nisan 2010 Pazar

öyle zamanlar oluyor ki, şuana kadar yaptığım her şeyden pişmanlık duyuyorum.
bütün geçen zamanı geri istiyorum.
sonra da gidip saçlarımı yeniden turuncu yapıyorum.
yeniden.

17 Nisan 2010 Cumartesi

Çok özür

Sevgili dostlar biliyorum beni çok özlediniz evet ama yazamadım bir süre açıklamam var tabi.şimdi ilk olarak biz taşındık falan ya internet gelmedi sonra geldi gibi oldu ben istanbula gittim bi geldim yine gitmiş bende zorlana zorlana müşteri hizmetlere varana kada gittim ve interneti açtırtım.şimdi ise karşınızdayım.neler neler oldu bi anlatmaya başlasam varya ne siz okursunuz o kadar yazıyı ne de ben yazarım zaten.en güncel konulardan başliym ama.
tam 2 saat önce halı saha maçım vardı ve ben süper bi şekilde sakatlandım.öyle böyle değil ama bi koydular uçtum falan yani o dereceydi.sonuç olarak yürüyemiyom şu an.zaten manyak mıyım yürüyerek niye yazı yazıcam oturmak iyidir.sınav olduk 80 soruda 62 net yaptım ben bi dahi olma yolunda ilerliyorum galiba bilemiyorum.yolda yürürken yağmuru gördüm.istanbulda ekşın yapıp ablamın yanına kaçtım.hatta kaçıp istiklalde ilk gördüğüm kişi dershane matematik hocamdı.o da kaçmış meğersem.saat 4.30da kafa bi dünya çıkıp otelde hayalet falan olduk iyidi ya herşey.sizin nasıl geçti günleriniz bensiz?üzülmeyin biliyorum bensiz hayat olmaz.içmekten sıçmaktan vakit yok vala yaa inanmıyo kimse bana.neyse bu bi başlangıç ve geniş özet yazısıydı.
To be continud...

14 Nisan 2010 Çarşamba

yarın, gerçekten güzel bir gün olsun istiyorum.
renkli silgiler almak istiyorum.
güzel renkli boya kalemleri de beraberinde.
bugün, kasası yeşil renkte olan bir uçlu kalem almak için 79 metre yürüdüm.
80 olmadan geri döndüm.

10 Nisan 2010 Cumartesi

İstanbul. Bekle bizi diyorum ben sadece.

Ha bide ben bu aralar bayaa bildiğin aptal oldum. Öyle yani.

3 Nisan 2010 Cumartesi

buradan bana gribi bulaştıran insanlara sesleniyorum.

'bulaştırmasaydınız iyiydi be!'
Dershane 5.si oldum ya iyice havalandım ha ben!
Hemde 26 netle.h

1 Nisan 2010 Perşembe

bu aralar, sürekli olarak jazz müzik dinleyesim var.
jazz diyorum, iyidir.
evet.

31 Mart 2010 Çarşamba

kaderkısmetişleribunlar.
Bunu demeyi sevdim.
TABİ YAA. kadar güzel olmasada.
Hayat aynı. Dümdüz giderek şarkı dinliyorum. Sonra.
Böyle yani.

canım sıkılıyor.

al dedi çocuklarını dedi çocuklarını istiyorsan dedi kendini dedi al kendini dedi nerde kalırsan kal git dedi bana bende kaynanamla kavga ettim o yüzden kaynanamla kavga ettim dedi kaynanam dedi o yüzden kızım bak dedi madan kocan öyle yapıyor dedi ne yaparsan yap dedi kızım sende al kendini git dedi benim çekecek halim yok dedi bana.

28 Mart 2010 Pazar

Az önceki yazıdaki girişime hayran kaldım.
İyice mal oluyorum.
Dersane falan.

Dün biz benim boğum günümü kutladık.
Niye doğdun diyenler oldu. Haklılar tabi.
Sonra Erdem bana 302193082109 tani çikolata aldı! YERİM!
Sonra onlardan 1i hala duruyo.
Beni iyi tanıyon dostum aferim.
Sonraaaa..
Ben doğdum. Doğalı çok oldu ama doğdum.
Sonra.
Görüşürüz blog.

24 Mart 2010 Çarşamba

Bugün aklıma gelen herşeyi yapıcam evet.
Saralle de bitti zaten.
Birazdan çıkıcam ve yüricem.

-Matematik çalışmam lazım.

22 Mart 2010 Pazartesi

yarın bütün günümü camialtında fotoğrafçı amcalarla geçireceğim.
VALLA.
oğlum moralim bozuk.
fotoğraf makinam bozuldu ya.
depresif takılacağım bu ara.
kimsebenianlamıyorbay.

21 Mart 2010 Pazar

Güzel bi gece.

Düzgün yazı yazamadığım için yazmıyorum aslında. Deniyeceğim belki bu sefer düzelir.
Neyse.
Filmin görüntü kalitesi güzel Erdem! dedim heyecanla ama sen biliyorum diyince yine göt oldum. Sağol.
Ben bugün dershaneye kayıt oldum. Hemde yalnızca 2 ay için. Ne kadar üstün zekalı bi insan olduğumun göstergesi de budur belki de. Sonra. Matematik anlıyabiliyorum.
En önemlisi de hayat keyifliymiş bunu gördüm. Görmedim öğrendim. Öğrenmedim yaşadım. Öyle yani.
Güzelgüzel.


Size cumartesi gecesinden bahsedeceğim aslında ben.
Başlıyorum.
4 kız. Evde yalnız olacağız. Tabi heyecan var. Saat 1 de Nazlıcan ile buluştuk.(Bu arada Erdem beren kafamdaydı ve çiflikte onunla dolşatım.)  Burcu da vardı evet. Yemek falan. Sonra eski dershanemiz olan Ezgi teste gittik. Aleynayı görmek içindi ama örtmenlerimizi de gördük. Evet ben "GAVAKLIYIM" dedim. Sonra gittiler. Sonra biz de eve gittik. 6'ya kadar naaptık hatırlamıyorum. Boştu. Herşey 6'dan sonra başladı. Aleyna'yı almak için markete gittik. Mantar aldık. Ordan çıkıp büfeye gittik. Şarap aldık. İlk kez içeceğim için heyecanlıydım. İtalyan usulü. Makarna şarap yapacaktık. Eve gittik. Makarnanın suyunu koydum ben. Sonra Pelin geldi. Makarnayı yapmaya devam ettik. 4 kişi ocağın başına dikilmiş makarnanın pişmesini bekledik. Şarapları koyduk. Ve makarnayı da. Güzel olacağını düşündüğüm şeyin tadını hiç sevmedim! Yine Nazlıcan içti benimkini de. Olsun yine alacaktık. Neyse. Sonra sigara içmek için salona gittik. Götümüz dona dona içtik sigaraları. Onlar şarap sayesinde ısınmışken ben donuyordum montumun içinde. Kafamda bere. Elimde eldiven. Kapıyı kapattık. Çünkü oda zaten duman altı olmuştu. Gittikçe eğlenceli oluyorduk. Dans, müzik, çığlık atma yarışı. Güzeldi. 10 gibi yine çıktık sokağa. Şarap almaya. Taaaa köprünün altında o harika şarabı bulduk! Ahududulu şurup tadında şarap. Ve sigara. 1 milyon borç bile yaptık. Eve geldik ve ortam daha da neşelendi. İçtik içtik içtik. Bol bol resim çekindik. Manyaklığın sınırlarını zorladık. Eğlendik bütün gece.Doğruluk mu cesaretlik mi oynamaya çalıştık beceremedik. Çünkü herkes herkesin herşeyini biliyordum. 4 gibi sımışım zaten. 5'de uyandım. 4 kız aynı yatağa sığmaya çalıştık ve sığdık! Alarmlar saat 10buçuğa kuruldu. Uyundu. Saat 8.50'de Oğulcan'ın aramasıyla güne gözlerimi açtım. O saat bu saattir gözlerim hep açık. Mutlu muyum? Evet.
Sizi de seviyom ben sevgili insanlar. Tekrar aynı geceyi istiyorum ben. 
Matematik anlıyorum olm.
Neyse. Saçma ve uzun bi yazı. Ve boş. Ama olsun. Anlatmak güzeldir.
Sevgilerle.

Çakaal

Demagoji ekibine

Yazsanıza olm bişeler ne lan böyle bomboş duruyo bu blog

17 Mart 2010 Çarşamba

Evet hala karnım aç.
Ve evde tekim.
Ve sucuk gibi ıslandım.
Ve yiyecek birşey yok.
Ne güzel hayat.

15 Mart 2010 Pazartesi

suck

evden çıkıp, yanlış yola doğru ilerdim.
yolun sonuna geldiğimde, yanlış yoldan gittiğimi yeni farkettim.
'aptal!' diye fısıldayıp,
eve geri döndüm.

Bastıbacak.

Evet gün güzeldi.Sayende Erdem. Hala o şarkıyı dinliyorum mesela. Filmi de izlemeliyim. Kucak dansını merk ettim açıkcası.
Down in mexico o zaman. Evet evet güzel herşey.
Bide baban babama da iş ayarlarsa her gün güzel geçebilir.
Sonra abimle konuşabilsem mutlu olabilirim.
Neyse.
Edebiyatçı nolucak peki? Bacak kadar boyuyla bize edebiyat anlatıcak. Alaahım. Bi düzgün öğretmenimiz olamadı zaten. Cidden bacağım kadar ha. Hala şoktayım.
Tamam.
Uzun lafın kısası ilginç, güzel hatta harikaya yakın bi gündü.
Çok güldüm.

Oha.Yuh.Yuha

Ulan babam iş bulmuş.adam sıkılıyom ben işe giricem diye diye bulmuş ya.
kocaman adam işe başlıyo bu yaştan sonra.
Yuh lan.

kapışırız

bence erdemle oynadığım tavla tarihe geçer.
evet.
geçer.

14 Mart 2010 Pazar

Nefretlik ulan

Güzel bi güne uyandım saate baktığımda daha 7.05 yazıyodu.bi mutlu oldumki anlatamam.daha sonra betülle konuşurken öğrendimki saat 11miş,benim saaatim bozukmuş.hassktr diyerek yataktan kalktım.napcağımı bilmiyodum tabi.bi yandan armağan arıyo jazza gel diye bi yandan oğulcan arıyo patrona gel diye.uykuluyum ikisinede tamam dedim.bişeler atıştırıp çıktım evden.yoldayken napcağımı düşünüyodum.önce patrona gittim ve oğulcanlarla oturdum biraz.bi an için hiç kalkmicaklar zannettim oysa 10 dk sonra kalktılar.bende hemen erkutu alıp armağanın yanına jazza geçtim.yağmur ordaydı onla tavla oynadık.güzeldi ama.
dersaneye gitme umuduyla çıkmıştım evden.oysaki bugün sınav varmış.girdik sınava bi güzel sorular çözüp çıktık.daha sonra armağanlara giderek keyif çattık diyebiliriz.şmdi ise evdeyim.ve bugün pazar.hemen üstte yazıyo.duşumu aldım bu konuda içim rahat ama hala sakallarım suratımda duruyo.birazdan kesicem onları da umarım.
Oh my gosh!ablam bana 15inde gelicem demişti ve bugün ondan ses seda yok.yine beni kandırmış olmalı.
Lan o değilde okul var yarın yaa.
bugün pazar evet.ne kadar sıkıcı olduğunu biliyoruz.bunu bilmesek bile yarın pazartesi olduğu için sıkıcı.
merhaba ben pazar gecelerinden nefret eden bi insanım.

teletabi.

yine bir pazar sonu.

13 Mart 2010 Cumartesi

Şöyleydi böyleydi

Tarih oldu mu sana 13 mart.geçti mi doğum günüm.ooh mis gibi.ne gada ablam olmasada yanımda süper bi doğum günü geçirdim.önce beni kahvaltıya götürdüler,daha sonra yeşilyurda gittik ve saatlerce oturduk.sonra asıl mekan olan dallas'a gidip içtik,içtik ve içtik...Ergut,Esra ve Armağana binlerce kez teşekkür etmiş olsamda burdanda teşekkürlerimi sunuyorum.bana doğum günü hesiyesi olarak bir sürü DVD almışlar.ve bunların çoğunluğu ''by Quentin Tarantino'' imzalı filmler.bi mutlu oldumki anlatamam.hayatımın en güzel hediyesiydi galiba.sonra ise Merve gelip bana hediyemi verdi.bir tşört.evet evet çok hoştu.acayip beğendim ben.kısaca içerek ve eğlenerek geçti bu doğum günüm ve günü bitirdik öyle.
bugün ise monoton bi şekilde önce jazz daha sonra dersaneye gittim.çıkışta Oğulcan geldi ve FERERBAHÇE-gençlerbirliği maçına davet etti beni.tabiki ona hayır demem.bohemde 4 kez fenerbahçe maçı seyrettim ve 4ünde de kaybettik.bunu geçtim bi gol sevinci bile yaşayamadık bohemde.ama inatla boheme gidip son bi şans vermek istedik.tahmin bile edilmicek totemler yaptık ve maç sonu 0-0.yine gol yok,yine gol yok.gol atıp yenilmiş olsak bu gada koymazdı belki bilmiyorum.ama bi daha bohemde fenerbahçe maçı mı?-asla.
bu kadar yeterli bence bugün.ha ben ablamı çok seviyorum ve artık gelmesini istiyorum gerçekten.
yarın olsada az gülüp eğlensek yaa.
baybayın gencolar

12 Mart 2010 Cuma

aptalizm iyidir.



merhaba sevgiliblogarkadaşımerdem.
malum bugün doğumgünün. aslında bilirsin, böyle şeylere çok önem veren bir insan değilim.
fakat senin 'kazık' kadar bir adam olman dolayısıyla, şimdi okuyacağın bu supernatural duygu yüklü yazıya başlayabilirim.
şaka şaka.

pek uzun süreli bir geçmişimiz olmasa da, baya eğlenceliydi hani.
her gün birbirmizi bir saat görebilmek için, sabah saat 7den zamanı saymaya başlayışlarımız falan.
üzerimizdeki the beatles büyüsü, nereye gidersek gidelim, herdaim bizimleydi.
sonra mesela ULAMA.
eldivenlerin.
sponge bob.
esila. edith piaf.
ayrıca dünyanın en aptal çiftlerine aday gösterilebilirdik.
herneyse.
komikti anlayacağın.

oğlum harbiden ya.

doğumgünün kutlu olsun.
biliyorum hep 18 yaşında kalacaksın, hiç büyümeyeceksin ama nicedoğumgünleri kutlamak dilekleriyle.
iyi bir arkadaş olarak kalacaksın.


unutmadan,
filmleri de halledelim biara.
tarantino'nun kemiklerini sızlattık o kadar.


dipnot: of. bi duygusal olamıyorum lan.
olamıyorum.

9 Mart 2010 Salı

Sizi kıskanıyom. Olm ben de yazıcam bigün güzel bi yazı.

the beatles kafası

dün buraya, bugün yapmam gereken yazdığım birkaç şeyi gerçekleştirmedim.
görüyorum ki, plan konusunda oldukça başarısızım.
'amancanıım, günler çö pemigir diyaa.' gibi ani tepkilerle, içimdeki üzgünlüğü saklamaya çalışsam da,
olmuyor sevgili okuyucu.
olmuyor.

8 Mart 2010 Pazartesi

ABİ

o değil de,
metallica,
rammstein,
alice in chains aynı festivalde! dediler.
şaka dedim.
değilmiş.

NE DURUYORUZ.
HADİ.

sular gitmiş

evimle o kadar bütünleştim ki size anlatamam.
hapis günlerim gittikçe zevkli olmaya başladı.
ev iyiymiş aslında hani. arada canım sıkılmıyor dersem yalan olur.

yarın da caminin altına gidip fotoğraf makinasına pil aramam gerek.
günler sonrasında kavuştuğum sokaklar karşısında ne durumda olacağımı, yarın sizlerle paylaşmak üzere sevgili okurlar.

yiakşamlar.

Pazartesi sendromu

''Güne kahveyle başladım,ağzım kuru,zihnim açık...'' bu lafı deyip Harun Tekini doğrulamayı o kadar isterdimki sormayın.güne saçma sapan bi kafvaltıyla başladım.kahvaltıdan sonra gece şarja taktığım telefonumu elime alıcaktımki o da ne telefon şarj olmamış.iyice sinirlendim ve annemn bataryasını aldım hiç ses çıkarmadan.okula gittim ve ders programının değiştiğini söylediler.eskiden haftanın ilk günü sosyoloji(uyku) dersiydi ve gayet güzel bi başlangıç yapıyordum haftaya.oysa şimdi geometri(suratsız herif) dersi.gerçekten haftanın ilk saatinden çöküyor insan.o adam sınıftan çıktıktan sonra benim daha 35 saat dersim kalıyo.hiç düşünen yokki bu meymenetsiz heriften sonra bu çocuklar 35 saat ders işleyebilir mi.cevabını ben vereyim.tabiki hayır.ama zorundayız.
Neyse öğle tenefüsünde bi baktım batarya zayıf dedi.içimden 'Hasssktir lan akşam eziyet vaar!!' dedim.eziyet dediğim şeyi biliyorsunuz okurlar.Servisteki müziği dinlemek zorunda kaldım.ama o hafıza kartı kiminse harbiden baya bi kaptırdım ona içimden.arkadaşım nası bi zevkin var lan senin.önce müslüm çalıyo bi sonraki parça 50 cent.daha sonra teoman sonra kibariye.insanda müzik dinleyecek şevk bırakmıyosunuz lan.yarım saatlik yol normalde.bugünde aksi gibi polis durdurdu 15 dk bekledik orda.15 dk fazladan dinledim ben o müzikleri.yok zaten sinirliyim bi yandanda bu müzikler çalınca bana gelmeye başlıyolar.
Eve gelince iddaa oynamaya karar verdim.internetten kimlere oynayacağımı buldum.herşeyi yaptım.bi baktımki program yarınınmış.dedim ulan beklenmez bu kadar ben şimdiden gidip yatırayım.hemen gidip yatırmak istedim.iddaa bayiine gittim.karşıma piskopat bi herif çıktı ağız burun kaymış falan.şöyle bi diyalog geçti
E:Abi şu kuponu basabilcen mi? 2 milyonluk.
X:Ver bakiym
E:Al abi
X:Sen benle dalga mı geçiyon olm.bu yarının kuponu.şimdiden nasıl oynamayı planlıyon bunu?
E:?
E:Haklısın evet ben tarihleri karıştırmışım abi
X:Tamam.iyi akşamlar.
Söve söve çıktım tabi eve geldim bu olayı sizlere anlatmak istedim.nası bi pazartesi bu siz düşünün.yarın bu iddaayı oynicam ama kararlıyım.kesin tutucak.
Benden bu kadar yine.
Arzular şelale

7 Mart 2010 Pazar

Ah bu pazarlar

Sizde de oluyor ey insanlar bu pazar akşamları bir bunalım.benimki bi farklı sanki.boşlukta gibi oluyorum.gözlerimi kapatıp her şeyi düşünüyorm.aklınıza gelmicek şeyleri.hatta her pazar 10-15 kez takvime bakıyorum gerçekten pazar günü mü diye.hani olur ya sen pazar sanırsında aslında daha cumadır.öyle olmasını umuyorum ama olmuyo.
Bugün iddaa yaptık ve tek maçtan yattık.ne acı bi durum.tek maç 50 milyona sebep oldu.istanbul gezisi var dershanenin.bilet 250 milyon.ve ben o geziye gidicem.e parasıda iddaadan çıkıcak tabiki.
doğum günüm de yaklaşıyo yaa.sabah başlayıp akşam bitiricez içmeyi.bütün sevdiklerim yanımda olucak o gün.tabi bi tanesi hariç.bana ümit verip sonra gelemicem diyen biri o.oooo beniiim ablaaaaam.çok severim kendisini aslında ama suratını falan unuttum galiba görmeye görmeye.
Yarın okul var ve ben daha traş olmadım.yardım edin banaaaaaaa.
Aaaa beatles çalmaya başladı.bu şarkıyı yağmur'a armağan ediyorum.the beatles-let it be
tekrar görüşmek üzere sevgili okurlar

gelen kutum.

maillerimi artık eskisi kadar kontrol etmeyen bir internet kullanıcısı olarak, demin bir bakayım dedim.
gmail hesabıma girdiğimde sadece 6 tane mail geldiğini görmüş olmam, yalnız olduğumu hissettirdi ki, bu maillerden 4ü idefix ve diğer sitelerdendi.
hepsini sileyim derken içinde şöyle bir şeyler yazan maille karşılaştım.

sevgili yağmur özköroğlu,
mutlu olmak ne kadar önemli değil mi?

şaka mı diye düşündüm.
gerçek mi diye düşündüm.
sonra da sil butonuna basarak bu anı yok ettim.

merhaba.
maillerimi artık eskisi kadar kontrol etmeyen bir internet kullanıcısı olarak, demin bir bakayım demiştim sadece.
öyleyiz işte.

pazar kahvaltıları

pazar günleri,saat 12.30 sularında, diğer vatandaşlarımız kafalarını yastıklarından kahve kokularıyla kaldırırken, ben dershanemden çıkmış oluyorum.
5 ders üzerine, 5 şişe şarap içmişim gibi bulanan beynim, hiç kendinde olmuyor.
işte yine böyle bir pazar günündeyiz.
bir de yarının pazartesi olduğu gerçeği canımı yakıyor.
ah.
ben kahve yapayım bari.

6 Mart 2010 Cumartesi

16 tane izleyicimizin olması beni heyecanlandırdı.

5 Mart 2010 Cuma

çay demledim.
gelsenize.

4 Mart 2010 Perşembe

hayat büyük bir trajedi.

hayata dair sahip olduğumuz birsürü trajik olay varken, şu sıralar en göz önünde olanı 5 hazirana kadar ev cezasına çarptırılmış olmam.
bunu ilk duyduğuma hiçbir tepki vermeden, karşımda kırmızı duvarı izleyişim, o duvarla 4 ay geçireceğim anlamına geliyordu. 4 ay boyunca 3 oda 1 salonun bulunduğu bu evde ne yapabilirdim?
ilk olarak kendi odamdan başlarsam, ve yaşamak için her odaya 1 ayımı ayırırsam belki kendimi iyi hissedebilirdim. başlarda iyi bir fikir gibi gelmesine karşın, sonralarında bunu gerçekleştirmenin ev mensuplarını(koltuklar, masalar, çamaşır askısı, bulaşık makinası, televizyon ve diğer bilimum ev aletleri) zorlayacağını düşündüm.

ev aletlerime karşı bu kadar dokunaklı olmam, gözlerimi yaşarttı ve önümüzdeki 4 ayı düşünmeyi bırakarak, zuhal topalla evlendirme programını izledim.
ilk gün bunu düşünmeyi bırakmış olsam da, ikinci gün kıyafetlerim hiç giyilmedikleri için tozlanmaya başladı. anahtarımı kullanmadığım için, paslandı. ve koltuklar oturmaktan eskiyordu.
evden dışarı çıkmamak için, selenanın her bölümünü ezberlemiş, evlendirme programlarına katılan bütün insanları tanır olmuştum.
semih bey talibi semihayı pazartesi günü beğenmemişti ama salı günü gelen talibi selda onu çok etkilemişti. lakin diğer gün, seldanın alçak bir kadın olduğunun ortaya çıkması semih beyi derin hüzne boğdu.
tüm bunlar bana bir şey katmadığı gibi, televizyonun karşısındaki pembe koltukta uyumama sebebiyet veriyordu. zira zuhal topal ve izleyicilerinin oyun havası eşliğinde dans edişleri ayık durmama yaramıyordu.
tüm bunların dışında, sürekli olarak evde olduğum için gıda tüketimim %80 oranında artmıştı. her can sıkıntısında ağzıma attığım lokmalar, bel, bacak, göbek bölgesinde yağlar olarak bana kendilerini gösteriyorlardı.
cam bozuktu ve açılmıyordu.
artık eve o kadar alışmıştım ki, odamdan ev telefonuna olan mesafe bile bana yollar gibi geliyordu. arada yürüyüşe çıkıp, koridoru dolaşıyordum.
çarşamba günü, kalüferin üzerine kıyafet konulabileceğini keşfettim.
evdeki bitmek bilmeyen, macera dolu keşiflerim yerini, yastığa gömülen uykulu suratıma bırakırken zaman acımazsızca ilerliyordu.
önümüzdeki günlerde, evde yer değişikliklerine olanak sağlamak istiyorum. belki içimde gizli kalmış yeteneklerimi de dışarı çıkartabilirim.
gülegüle.

theraflu.

selam bılog.
hasta olmuşum. boğazım davul misalı.
davulun sesi uzaktan hoş gelir.

28 Şubat 2010 Pazar

Neden acabaa

Başlığa bakıp korkmayın aman.size bişe sorcağım yok.anlatıcam yavaaaştan.Şu an hemen karşımda 'her gün 100 soru çözcen' yazıyo.bu yazı 2 gündür burda ve ben 2 günde toplasan 20 soru çözmüşümdür.biliyorum bu yazıyı ablam okuduğu gibi beni arayıp fırça atıcak.yok ya ablam uyuşuktur benim telefonu almaz eline anında burdan yorum yapar.sonuç olarak buna bi çare bulmak lazım soru çözemiyom ben.
Basketi bıraktım.evet evet doğru duydunuz bıraktım valla.nasıl mı oldu diyosunuz?şöyleki hayatımın en önemli maçında 2 tane yurdum insanı güzel mi güzel hakem sayesinde.maksat ilçe takımı yenmesin.spor yapmak buysa bırakıyorum ulan dedim ve bıraktım.
Bayadır film seyretmiyorum bununda farkındayım.inanır mısınız zamanım olmuyo.e testte çözdüğüm yok bu zamanı nerde harcıyom bunu bilmiyorum.yakınlarda izlemeliyim ama.
Ablamın yazısını okudum dün gazetede çok güzeldi.(bundan sonra affeder beni)
Merveyle çıkmaya başladııım.baya oldu tabi bu ama anca yazıyorum işte.kısmet olmadı.e madem zamanın yok şimdi nasıl yazıyon sen diyosunuz biliyorum.kısmet işte.şimdi annemler evde yok.bunun için rahatım böyle.ve gelene kadar test çözer miyim bilmiyorum.umarım çabuk gelirlerde bende zorlada olsa test çözerim.
O değilde traş olmadım ben ve bugün pazar.halimde yok traş olmaya ama seve seve olmalıyım bence yoksa babam s.ke s.ke yaptırıcak.
amaaan ipimle kuşağım,s.kimle taşağım.ki zaten gör kısmetten çıkınca zik bağdattan gelirmiş.
ananıııı yazının sonlarına pisleşmeye başladım ben.
taam bitti bitti.s.ktir yaa çok yazdım.

Bilmem

Ve o abim gitti.
Az önce aradı, Kıbrıs'a varmış. ! ay ne çabuk geçti diye düşündüm. Şimdi işin yoksa 4 ay boyunca gün say. Ve bu sabah 3 de babam yanıma gelip sarıldı. "Abini şimdiden özledim, sen gidince napıcam ben" dedi. Suratına baktım. "daha çok var baba" dedim ve film izlemeye geri döndüm. Evet daha çok var. 2buçuk yıl. İçimden "2buçuk yıl sonra senden kurtulacağım" diye geçirdim.
Abimi özledim.
Neyse. O gitti bilgisayar bana kaldı. Sabah 6'ya kadar film izledim. Çok da güzeldi. Öğlen de 1de mi ne uyandım. Tam bi hafta sonu gibi geçti aslında. Bi de annem sokağa çıkmama izin verseydi harika olacaktı. Yarın okulun olduğunu hatırlamak bile istemiyorum aslında. Yine 2 ders boş geçicek. Tam bi okul orası. Belki de geçmez. Belli de olmaz aslında.
Ama herşeye rağmen hayat monoton. En azında bu yaşta. Belli yapılanlar. Saati saatine hemde. Her şeyde bi düzen var. Düzeni bozmak geliyor içimden ama olmuyor. Mesela birazdan burdan kalkacağım, balığa yem atacağım, biraz kitap okuyacağım ve yemek yiyeceğim. Sonrasında yapacak birşey olmadığı için ders çalışacağım. Saat 7 falan olmuş olacak. Yine kitap okuyacağım. Sonra banyo yapıp, saçımı kurutup yatacağım. Her pazar böyle. Hafta içini anlatmaya bile gerek yok. Belli bi düzen; uyan, okula git, okuldan gel, yemek ye, ders çalış, yat. Ve gün bitti.
Konunun abimden buraya nasıl geldiğini bilmiyorum. Ve yazdığım yazıda kendimle ne kadar çelişmişim. Oha. Bugün o monotonluğu bozmuşum ama başta. Şimdi yeniden başlıyor.
süpeeer bi transfeer yaptıık.artık yağmur bizimle yazıcak sevgili okurlar.ne güzel bi haber değil mi?sayımız gitgide artıcak.
merhaba yağmur

27 Şubat 2010 Cumartesi

arada unutuyorum.

selam yeni blog.
sana katkıda bulunmaya geldim.
naber?
Erdem! Bi ara yazsan mı ha ne dersin.b
Alaaam yareppim yazcam diyip duruyon.b yaz artık olm.b

19 Şubat 2010 Cuma

Ne de güzel.

Bayaadır yazmıyorum buraya. Buraya değil hiç bir yere yazmıyorum gerçi. Mektup yazmakla meşguldüm çünkü bu aralar.
Tam 9 tane mektup yazdım 5 gün içerisinde. Kutluyorum kendimi. Ve postaladım. İstanbul yolunda artık o 9 harika mektup.
Bide, günler hala yorucu. Uyuyorum sadece. Serviste uyumazdım eskiden. 1 buçuk saatlik yolun tamamını uyuyarak geçiriyorum.
Yani serviste günde toplam 3 saat uyumuş oluyorum. Oha cidden. Ama iyi oluyor.
Okulun da b*ku çıktı zaten artık. Şu dönem bi taktir alsam (karamsar olmamak lazım) hemen gidicem de işte bi alsam.
Kurtulmak lazım artık gavaktan. Bide Erdem'in her duyduğunda midesini bulandıran pastırmalı pilavımdan dün akşam kuzenime yaptım.
Gayet de beğendi yani. Pastırmalı pilav. Bence deneyin. Harika bi lezzet. Sadece kulağa hoş gelmiyor.
İsteğe göre sucuklu da yapabilirsiniz. Öyle de güzel oluyor. Ama sosisli sakın denemeyin. Hiç ama hiç cazip değil.
Yanına da böyle tuzlu bi ayran yapın. Evet almayın yapın.
Tarif yazdım resmen ya. Ama olsun. Siz deneyin bi bu dediklerimi. Eminim ki memnun kalacaksınız.

Bu yazıyı yazarken Yağmur'un önerisi ile Gary Jules- Mad Worl çalıyordu ve bir kavanoz nutella daha bitti.
Merhaba yeni sivilceler, hoşçakal bu yazıyı okumak zorunda olan insan.

15 Şubat 2010 Pazartesi

Aklını seveyim

14 Şubat 2010 Pazar

Tayyipler alemi

Valentine kafası

Bugün malum 14 Şubat dostlar.kimi evinde oturdu,kimi gitti içti tek başına,kimi arkadaşlarıyla takıldı,kimi mal gibi parayı garıya gıza yedirdi.Bu valentine denen lanet din adamı ortaya aşıklar günü diye bi bok atmış o gün bugündür hala kutlanır her 14 şubat.yok yani kimse düşünmüyo sevgilisi olan var olmayan var.yok efenim bugün sevgililer günüymüş.la sevgilisini alan nerde yiyişebilirim diye çıkıyo dışarı,baktı bulamıyom bi yer geçiyo sahile falan oralarda yiyişiyo.ne kadar azgın bi millet olduğumuz her 14 şubatta ortaya çıkıyo bence.he bu kadar konuştum ben ne mi yaptım?Ben gerçek bi öğrenci gibi dersaneme gittim saat 6da çıktım.aslında planım eve gidip film izlemekti ama kanıma girdiler ve içmeye gidelim dedik.toplandık arkadaşlarla gittik içmeye.ulan bi masada 2 tane eski çıktığım 1 tane beni seven bi kız vardı.nereye dönceğimi şaşırdım.dayanamadım aldım arkadaşı hesabımızı ödeyip dışarı cıkardım.aldık biraları atatürk anadoluya gittik.orda içtik.tam gidicez bi baktım bizim takım arkada içiyo.bide gittim onlarla içtim.sonra kafa bimilyon basket oynadık.ordan ev işte.
benim bi sevgilim yok evet.olmamak için elinden geleni yapıyo evet.olması için elimden geleni yapıyorum evet.onu seviyom ben evet.o bana tapıyo aslında evet.saçmaladım evet.
Lan o değilde all-star'ı seyrediyom iki gündür.gözüme uyku girmedi uykuya hasretim.bugünde seyredicem.
Ha bide ablam doğum günüme gelicekmiş.severim ben onu çok.

Scic saygıyla sunar.

12 Şubat 2010 Cuma

Böyleyken böyle

Güzel bi güne uyandım bu sabah.hava hafif rüzgarlı ama sıcak.ayrıca uyandığımda 'bende seni,ama senn kadar değil:)' diye bi mesajla karşılaştım.dün akşamın cevabıydı bu.şakayla karışık olsada ben anlıyorum neler olduğunu.yanlış anlamayın hemen sapık bişe değil tabiki.neyse üstümü giyindim ve aşşağıya indim servisimi beklemeye.servise bindim.yolu izleye izleye gittim.malum kavak yolu uzun biraz.süpermen tşörtümü giymiştim.biliyodum güzel bi gün olacağını.ne zaman giysem güzel şeyler oluyo.dün o tşörtü giyerek maçıma gittim.ulan hiç yenemeyen takım bildiğiniz yendi.harbi yendik la.8-10 sayı attım bende.hatta bizim koç teknik yedi ve koç bile oldum.o derece.neyse okulda dedilerki ilk 2 ders boş.öğretmen sınav komisyonunda görevliymiş falanmış filanmış.peki dedik baskete devam ettik.dedilerki 3-4-5 boş.'Hassstir bee' dedim içimden.dışarıda 'Hass.ktir be' olarak yansıttım.bi farkı yok gibi gelebilir size ama o an farkediyo valla.baskete devam ettk.öğle tatili oldu.yaklaşık 30 kişilik yemek kuyruğu vardı.bende yemek üstü yapmaktansa sigaramı yakarım sonra yerim dedim ve öyle yaptım.bi güzel sigaramı içtim,yemeğimi yedim ve baskete devam.ders zili çalı baskete devam.oha lan 5 ders geçti.6. saat ingilizceye girdik.hiç anlamam godumun dilinden aslında.lazım olduğu kadar anlarım.ama lazım olmadığı için anlamam.hoca ders işledi biz ise yattık uyuduk.7. ders ona bile dayanamadk hocayı susturduk.yattık zıbardık.tekrar servis.benden 2 yaş küçük bi çocuk bana 'pis komünistler sizin gibiler yüzünden ilerleyemiyoruz.ülkeyi şerefsizler basıyo be' dedi.e dayanamadım azıcık dövdüm bende.bi cümle içinde bu gada yanlış kelime kullanılamazdı heralde.artık o abisine saygılı bi ergen.eve geldim bu sefer karşıma aile duvarı çıktı.benim gibi asi bi genci dışarı salmadılar.ders çalışcakmışım.bakın ben ders çalışıyorum şu an.güzel bi gün derken boka çalan bi gündü bu işte.
Ablam arayıp sormuyo hiç bide beni.ona burdan 'lanet olası pis zenci' demek istiyorum.oysaki süt beyazıdır benim ablam.
Ha bide Merveye kızıyom arada ben.gıcık ediyo beni.utanmasa nefret ediyorum senden dicek ama seviyo aslında.
Dediğim gibi : Böyleyken böyle

6 Şubat 2010 Cumartesi

Biten tatil.

Kocaman tatil de bitti ya helal olsun bize ya. Oha bu arada i harfi olmayan bi klavyede i harfini buldum. Aslında noktaya basıyorum da i çıkıyo. Mutlu oldum. Neyse konu bu değil. (yumuşak g'yi de buldum!) Kocamaaan bi 2 hafta geçti gitti. Hemde boş boşç Yalnızca 2 kitap okudum bide. Okumam gerekek 2 kitap daha var. Okurum nolcak yea diyorum ama biliyorum ki okumayıp özetlerini bulcam. Geziyorum ben. Ünyedeyim şindi. Yanımda da büssürü tatlı falan var. Halam döktürmüş. Daha da gezecekmişiz. Yalnızca uykusuzum ben. Oha uykusuz almayı da unuttum ya. Bide abimin ayağını kırdım. Doktor demiş ki iyileşmez bi müddetha. sonra alışırsın acısına. Abim bunu duyunca dövdü beni ama olsun. Haketmişti. Oh. Bulaşmayın bana ayaklarınızı kırarım ha. Bide ben deliymişim. Neyse. Mukadderat efenim. Gidiyim şindi. Karnım aç. Yemek falan yiyim.
Of yeaa. Tatil bitti olm. Neyse hadi görüşürüüüz. (Saçmalamayı özlemişim :).)

5 Şubat 2010 Cuma

Büzinis kılas

geçen hafta Kur'an okumaya karar verdim.yanlış anlamayın imana falan geldiğim yok.sadece merak.kültürde olabilir.ne kültürüyse artık bu.geçen haftadan bu yana sadece 1 gün okuyabildim.tamam herşey güzel,hoş.çok akıcı bi kitap evet.ama diğer günler devam edemedim.neden diye bi sorun.tamam hemen söylüyorum.6 gün boyunca içtim.e ilk günkü bilgilerimlede içtikten sonra okumamayı tercih ettim.bak bak diyoki cehenneme gidicekler için o gün gökyüzünde özel bi kapı açılıcak.bu ne lan.bildiğin özel muamele.büzinis kılasla uçucan ya gökyüzüne.oh mis.cennete gidicekler için şarap şelalesi diyo lan.he bide erkeksen 70000 huri.sevdim bunu.bi göt korkusu sarmadı değil tabi okuyunca.o değil de benim ödevlerim vardı ben daha yarısını bitirdim onu napıcam.la hadi onuda geçtim bitrmem gereken 7 kitap vardı ben daha 5 tane okudum bunu napıcam.la hadi onuda geçtim ya tamam.e benim yarın maçım var öncekine gitmemiştim yarın fırça yicem bunu napıcam.e bunu geçmiyim artık ağzıma sıçılmış gerçekten daha bişeye gerek yok.bak aklıma ne geldi şimdi.ben yarın nazi olucam bide o var.kafayı 5e vurdurucam.e malum okul hazırlığı.bide öss var ona girip kazancam bu arada sevgili yapıcam falan.uff çok işim varmış lan.he bide oyun oynicam.hadi gidiym oyniym ben.
He bide burdan beni çok seven ve beni izleyen ablama selam söylemek istiyorum.

Kaldı mı dohuz?

30 Ocak 2010 Cumartesi

ovv çarliii

eve gelmeden annem arayıp çabuk gel sana bi sürprizim var dedi.sesi heyecandan titriyodu güzel bişe olduğu belliydi.kocaman adımlarla eve geldim koşarak.
saat:17.38 annem,babam ve halm beni odada bekliyolardı.kaç aydır istediğim bişeler var.ve bi tanesi olmuş.Lan oğlum ev almışıııııııız.hemde o muhteşem kızın yan apartmanında.çok mutluyum.bugünlük yeter bu kadar yaa

Süper lan

28 Ocak 2010 Perşembe

Ps1

Bu aralar Ps1 repliklerine sarmış bulunmaktayım.japonca ama türkçeye bu kadar benzeyen replikler olamaz.
ör:şur çektikten snra aut olursa ''şuuut o atamadı şınayde.'' gibi bi replikle karşılaşıyoruz.evet gülmemekten elde değil.
durup dururken ''koney Emre Kınay'' diyen bi spiker var tabi.gol attıktan sonra ise '' gol gol gol gol gol gol gol goooool.o ama koydun ha.'' diyo.zaten ilk golden sonra insan bu lafın etkisine girip gol atmak istiyo durmadan.bunlar komik şeyler tabi.bide içler acısı durumlar var.adamlar robot şeklinde ve buna rağmen birbirlerinin içinden geçebiliyolar.roberto carlosa roberito karlos diyen bi spiker daha var.
adamlar bu işin japon spikerle olmicağını anlayınca ps2 çıktı zaten ortaya.gayet sevindirici bi durum.hele ps3 var hiç konşmayalım onu.gavura vurur gibi topa vurmalar.gerçek gerçek adamlar.sanki evde yanımda konuşuyo götler.

Ezel


23 Ocak 2010 Cumartesi

Benimde söyliceklerim var

Galiba yazmayalı baya oldu ya.unutmuş olmaktan korkuyorum açıkcası.günlerim saçmalıklar silsilesi içinde geçmekte bu aralar.aldığım bi kaç iyi haber var bugün.ilki teşekkür aldım,mutluyum.ikincisi fenerbahçe yenmiş.2-3 gün önce bi kızla tanıştım.o kız güzellik tanrıçası olabilir mi.var mı bu dönemde öyle bişe.tapılası bi kız bence.saatlerce oturup izleyebilirim onu.ama manyak mıyım niye yapiym.eskiden hep kızlar bana gelirdi bu kızda ben koşuyorum resmen.zorlu bi mücadele var önümde kısacası.ama kazanmak için elimden geleni yapıcam çünkü seviyorum ben.daha söylemedim ona böyle bişeyi tabi.ama bilsede ne farketcek.geçmişim herkes tarafından saçma biliniyo.beni araştıran bi insanın beni sevmesi imkansız.ama maykıl cordın ne demiş ' zor bizim işimiz,imkansız ise biraz zaman alır.'.evet sayın cordın sözünü daha iyi anlıyorum.hissettiğim duygular garip.hep böyle çok ve saçma konuşan biri değilimdir dostlar bilirsiniz.affedin beni açılcak biri lazımdı gerçekten.
Lan yarın maçım var.heyecanlanmayın boşuna zaten yenilcez.tek duam az fark.baskette acıma duygusu yok.
Oyun oynamak iyidir.hadi oyniym ben.

18 Ocak 2010 Pazartesi

Çikolataaa.

Çikolata diyince akan sular duruyor.
Bilgisayarımın masaüstününde çikolata resmi var. Sonra canım çekince falan çikolata resmine bakıp kendimden geçiyorum. Hayır tadı neden bu kadar harika ki. Öf. Canım çekti.
Manyaklık hatta psikopatlık derecesinde seviyorum sanırım ben bu çikolatayı.
Bütün paramı harcıyabilirim çikolata için. Bıkmadan da yerim. Çikolata fabrikası. Ne hayal ama.
Erdem bana çikolata al yarın. Bu bi rica.
Neyse.
Neden saçmaladıysam bu kadar.

17 Ocak 2010 Pazar

16 Ocak 2010 Cumartesi

Takmayacaksın - Tak açacaksın.

14 Ocak 2010 Perşembe

gördün mü onuu

kim girmeli?

Nedendir bilmiyorum ama odamdaki bu yazıyı sizle paylaşmak istedim çok sevdiğim arkadaşlar.
İki şey saygın yapar:-iradeli olmak -uyumlu davranmak
iki şey kalitesiz yapar:-sürekli şikayet -sürekli dedikodu
iki şey değer katar:-hitabet eğitimi almak -hızlı okumayı öğrenmek
iki şey geri bırakır:-kararsızlık -korkaklık
iki şey boşa kürek çektirmez:-saygı yaratmak -gerçekten sevmek
iki şey başarının sırrıdır:-ustalığı öğrenmek -kendini güncellemek
iki şey mutluluk getirir:-içinin saf olması -ruhsal bilinç
iki şey sempati getirir:-gülümsemek -konuşmak
iki şey çözüm yaratır:-bakış açını değiştirmek -empati yapmak
iki şey yanlış yapmayı engeller:-akıl ve kalp süzgeci kullanmak -hak yememek
iki şey gözden düşürür:-demagoji yapmak -kendini övmek

9 Ocak 2010 Cumartesi

428

Sene : geçen sene.
Biri bana uğurlu rakamımı sorunca 428 derdim.tamam saçma olduğunu bende biliyorum.ama bu size göre saçma yani ben ve bi başkası hariç.çünkü onunda uğurlu rakamı buydu.belkide bu yüzden biz iyiydik.hatta bu rakamı düşündükçe mutlu olurduk biz.''nerden esti olm bu şimdi?'' diyebilirsiniz.lan onu buldum tekrar.bi ara bırakıp gitmişti beni,la bi baktım beni hatırlamıış.bi kötü oldum,bi garip oldum ki sormayın.dedim ''çok özlemişim ben bu boku yaa.''. aynen böyle dedim evet.şu an hala onun geri geldiğine inanamıyorum.sanki biri bana şaka yapıyo.ama olsun bu şakaysa bile değerlendirmek lazım.sadece anı yaşa erdem.
Ha bide burdan benim yazdıklarımı okumayan anneme ve babama selam söylüyom.
La anne demişken ilkokul öğretmenim(ayşe yılmaz) geldi aklıma.onunda allah belasını versin hala dört işlemde problem yaşıyom.
Ulan dört işlem deyincede şimdiki matematik öğretmenim geldi aklıma(Canan taşçı).onunda allah belasını versin.Cananın camı kırılmış camcı gelmiş canana cam takmış.
Neyse la saptım konudan iyice.Bu yazının özeti : mutluyum çok. (F.D )

5 Ocak 2010 Salı

Bilemedim ben onu

Bu yazı 1 ocakta yazılsa daha iyi olurdu tabi ama farketmez artık geçti.
Yeni yıla iyi mi kötü mü bilemediğim bi giriş yaptık.trajedik olabilir.jazzdan bizim eve gelmek için çıktığımızda elimizde efes pilsen kutusu yaklaşık 40a 20 boyutunda.evet çiftlikte bunla gezdik.saçma sapan bakışlar üstünde tabi.ama zorundaydık eğer onla ara sokaklara girseydik hem 5 litre biramız gidicekti hem gençliğimiz.eve geldik.kendi evimde sadece 4 kişi olcağımızı zannediyodum.önce armağan-erkut-ben eve geldik.emreyi çağırdık çağrıyla beraber geldi.samet ve kaan emre geldi.rasim-mertcan ikizi geldi.daha birileri var mıydı hatırlamıyorum.bi güzel 5 litre birayı bitirdik.su gibi gitti zaten.üstüne bi 35lik cin bitirdik.ve bunların üstüne kimsenin içememesi üzerine armağanla ben bi 70lik rakı devirdik.rasimler gitti.emrenin kafası güzeldi karşı apartmana gitmesi yarım saati aldı ama gitti.biz armağanla 3er bira daha aldık.içtik.daha son kanal d izlerken bi anda şöyle bi yazı gördük. 'Amerikanın en çok izlenen erotik kanalı' nooluyo lan demeye kalmadı 4 apaçi filme daldık.kaan emre kafayı yağtığı için ağzı açık seyrediyodu.erkutu yatırarak onuda zorla yatırmış olduk.armağanla ben evi topluyoduk.telefon çaldı.saate bi baktım 3.annem arıyo.'biz kapı önündeyiz haberin olsun.' bu : 'biz geliyoruz evdeki bütün pislikleri temizleyin bi delil kalmasın çoçuğum.' bu demek.annemler 4 kat çıkana kadar herşeyi yaptık ve annemlere kapıyı açtık.gece daha vahimdi.armağanla yatmışım.bacağımla fetiş yapmış galiba bilmiyorum.sabah armağanı görünce bi korkmuştum zaten.saat 11de uyandık.az oturduk.saat 12 oldu babam uyandı yanımıza geldi.buzdolabına sakladığım biraları görmüş.(kapağına koymuştum görmesi doğal.) ''nooldu içemediniz mi yoksa? :D ' dedi. 'hayır biz sana ayırdık onları' dedim ve başını gösterdi bana.yeterince içmişti bunu anladım.daha sonra evden çıktık ve normal bi yaşantı.hiç bişe değişmemişti sanki.tekrar dersane tekrar ders tekrar test.bunlar hayatın acımasızlıkları.harbiden acımıyo göt yaa.
bayadır yazmıyodum lan iyi geldi.
Mutluyum beeeeen.
İlk olarak yazdıklarımı beğenen arkadaşlara böyle kocaman teşekkür ediyorum.
İkinci olarak matematiğim 4 geliyo resmen. En çok mutlu olduğum  olay bu. 2 yazılı üzerinden değerlendirilmeseydi eğer 3 olurdu sanırım. Neyse. 3 tane yazılı bitti. Yarın da 2 tane vaar Geriye kaldı 8 tane. Biter heralde. Umarım yani.
Yeter bu kadar bu akşamlık. Günlük gibi oldu yine.

3 Ocak 2010 Pazar

Yazılı

2 hafta boyunca olmamız gereken 13 sınav.2 hafta dediysem toplam 8 günde falan. Oha. Düşününce cidden zor ya. Yazılı var ve ben hala burdayım hoş tabi. Sınav olmasın demiyorum ben. Abi gereksiz gereksiz derslerden sınav oluyoruz. Bide yüksek alamıyorum iyice fıtık oluyorum ya. Neymiş din kültürüymiş. Ne işime yaricak bu benim meslek hayatımda? Bilgisayarmış, sağlıkmış, psikolojiymiş... Tamam bilgisayarla psikoloji bi yerde olabilir sonuçta seçeceğim her meslekte bunlar bana gerekli ama ya sağlık? Doktor mu olcam ben? Gereksiz yere gerilcem şimdi 2 hafta boyunca. Matematikten zaten nefret ediyorum. Hukuk okudum diyelim (inşalaaaah) matematiği n'apcam ben? Hakim bana denklem falan mı sorcak?
-Bu denklemi hangi avukat çözerse davayı o kazanır. Hadi başarılar.
falan demiyeceklerine göre. Beynimde birsürü formül iştelm o bu şu... Tanrım yardım et sen bana ya. Düşündüm de tarihle coğrafyanın da çoğu yeri gereksiz. Osmanlı Devleti'nde Eyalet Askerleri şunları bunları yaparmış. Bundan bize neyse. Vakti zamanında görevini yapmış işte. Aferim ona. Şimdi ben bunu bilince n'oluyo? Genel külür falan demeyin bana. Genel kültür bu değildir bence. Az kaldı ama. En fazla 8 sene sonra kurtuluyorum okuldan. Oha 8 sene. Düşününce. Ölme eşşeğim ölme. Neyse tamam. Gidiip öğreneyim bakayım Eyalet Askerleri neler yapmış.